2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2015 Pazar

Makyaj Çantamda Neler Var? (2015 Yaz)



Maalesef bugün bayramın, hafta sonunun ve tatilin son günü. Yarın koşuşturmaca kaldığı yerden devam edecek ama biraz dinlenmek isteyenler bardaklarınızı en sevdiğiniz içeceğinizle doldurup yazımı okumaya başlayabilirsiniz. 


Bildiğiniz gibi her mevsimde makyaj çantamı sizlere açıyorum. Birlikte karıştırıyoruz. Bu Yaz bir çok sevep yüzünden pek makyaj yapmıyorum. Haliyle yanımda da az ürün taşıyorum. 
Makyaj çantam mor, naylon, aslında oldukça geniş olan Palladio'nun #güzelliğimizannemizden etkinliğinde bizlere hediye ettiği bir makyaj çantası.
Azıcık ürün için neden bu çantayı taşıdığımı inanın bende bilmiyorum. Sanırım rengi hoşuma gidiyor ve peçete, ıslak mendil, kulaklık, kalem vs. gibi bir çok şeyi içine koyabildiğim için.

Gelelim yanında neler taşıdığıma...

%95 ten makyajı yapmıyorum ama yaptığım zamanlarda parlamalara karşı ince bir pudram olsun diye Flormar'ın bu Passionate Dots serisinde çıkan toz transparan ürünü kullanıyorum. Real Techniques'in Setting Brush'ı da bu ürünü uygulamak için.
Göz makyajı yapsam da yapmasam da gözümün içine Rimmel London'ın Scandaleyes ten rengi kalemini uyguluyorum. Bu üründe maalesef gün içinde tazelemek gerektiriyor. O sebeple yanımda.
Lip balm olarak Mediwell markasının çilekli olanını bu aralar kullanıyorum. Hem minicik hem de rujun altında sıkıntı çıkarmıyor.
Gördüğünüz Rimmel London Wake Me Up kapatıcı, ten makyajı yaptıysam tazelemek ya da sivilce izleri için yanımda. 

Son olarakta dudak ürünlerinden bahsedelim.
Dior'un 004 numaralı hafif turunculuk veren lip balmı bu ara çantamın demirbaşı oldu.
Daha pembe bir görüntü istediğimde Loreal'in  101 Rose Melody isimli ürününü kullanıyorum.

Benim makyaj çantam son zamanlarda böyle.
Sizin Yaz aylarında çantanızda taşıdığınız ürünler neler?

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Günlük Makyaj Rutinim ( 2015 Yaz )



Merhabalar, bu Yaz yaptığım günlük makyajımı sizlerle paylaşmak istedim. Genelde o günkü moduma göre makyaj uygulamaları yapıyorum ama son 1 aydır sürekli aynı tarz makyajlar yaptığımı hatta aynı ürünleri kullandığımı farkettim.
Ten ürünü çok kullanmıyorum ama kullandığım zaman tercihim bb kremden yana oluyor. Bitirmeye çalıştığım ürünlerden biri olan Garnier'in bb kremini ince bir kat olarak yüzüme Beauty Blender'la uyguluyorum.
Ardından göz altlarıma minik noktalar halinde kapatıcı uyguluyorum. Bu işlemi de Rimmel London'ın Wake Me Up kapatıcısı ve yine Beauty Blender yardımıyla tamamladıktan sonra göz kapaklarımdaki rengi eşitlemek için yine Rimmel London'ın maalesef ten rengime uymadığı için kapatıcı olarak kullanamadığım Match Perfection kapatıcısıyla yapıyorum.

The Balm'ın Autobalm paletlerinden California'yla geri kalan makyajımın çoğunu tamamlıyorum. Allık olarak paletin içindeki allığı uyguluyorum. Kaşlarımı da paletteki mat renkle (brow/crease) dolduruyorum. Yine aynı farı gözümün crease bölgesine uygulayıp iyice dağıtıyorum.


Paletteki aydınlatıcıyı da kullandıktan sonra, kirpiklerimi kıvırıp Rimmel London'ın Kate Moss mascarasını uyguluyorum. Dudaklarımda ağır renklere son günlerde elim gitmediğinden Dior'un Lip Glow'larından 004 rengini kullanıyorum. 
En son göz altlarımı Flormar'ın Passionate Dots serisindeki toz pudrayla sabitleyip makyajımı bitiriyorum.
Benim bu seneki Yaz makyajımda kullandığım ürünler ve sonuç  bu şekilde.




 Siz neler kullanıyorsunuz?

7 Temmuz 2015 Salı

Paris Fashion Week 2015 - Versace




Normalde Fashion Week yazıları yazmak pek adetim değildir. Bırakın Avrupa'yı ülkemizdekilerle ilgili bile daha önce yazı yazmamıştım ama Versace'nin Paris Fashion Week'te ki defilesinin görsellerini görünce yazmalıyım dedim!



Onlarca ünlü mankenin tanıttığı tasarımlara aşık oldum galiba!
Elie Saab aşkımı bilenler bilir. İşte bu defile de ikinci aşkım oldu sanırım.

Renk tonlarına, kumaş seçimlerine, etek formlarına tek tek bayıldım.



Danteller, tüller her şey o kadar yerinde o kadar dozunda ki ne bir eksik var ne bir fazla. Bu korse formlu ceketin de swarovski işlemelere sahip olduğunu okudum. Oldukça asil ve zarif değil mi?




Floral motifler de abartıdan uzak oldukça tamamlayıcı görünüyor. Tabiki Versace kadınının cesur yönü de derin göğüs dekolteleriyle ortaya çıkarılmış.



Uçuş uçuş şifonlar ve ipekler de bu tasarımların odak noktası bence. Görüntüyü tamamlayan, yumuşaklığı ve feminenliği ortaya çıkaran kesinlikle kullanılan kumaş.




Fuşyalar, çılgın turuncular, açıkta kalan bacaklar da defile boyunca sık sık podyumda görünen karelerden.
Özellikle saç aksesuarlarına bayıldım.



Versace kadınını yine transparan kumaşlarla görüyoruz. Ancak Donatella Versace bu işi hakkıyla yapıyor. Bazen biraz omuz ya da göğüs bazen de sadece bacakları gözler önüne seriyor. Ayrıca her bir tasarım lüks gözüküyor. Burda belki de asla alamayacağım kadar pahalı olmalarından falan bahsetmiyorum.  Donatella Versace'nin güçlü duruşu sanki lüksle buluşup elbiselere ulaşmış gibi. 


Ayakkabı tercihleri ya diz altı çizmeler ya da platformlu, ince bantlı topuklular. Elbiselerin kollarındaki volümler de oldukça dikkat çekici.



Uzun lafın kısası ben bu kreasyona bayıldım! Sanırım görüpte beğenmediğim tek bir parça bile olmadı.
Peki siz ne düşünüyorsunuz Versace gerçekten de 2015 Paris Fashion Week'e damgasını vurmamış mı?

3 Temmuz 2015 Cuma

Haziran 2015 Sık Kullanılanlar




Merhaba, ne zamandır blogda sık kullandığım ve favorim olan ürünlerden bahsetmek istiyordum. O gün bugün dedim ve ilk yazımla karşınızdayım.





Haziran ayının başlarında makyaj yapıyordum ama sonlarına doğru yüzüme bir şey sürmek istememeye başladım. Sadece göz makyajı yapar oldum. Göz makyajımda da bana The Balm'ın Autobalm paletlerinden California ve Wet'n Wild'ın Comfort Zone paleti eşlik etti.

Fırça olarak tabi ki sadece Sigma E35'i kullanmadım. Ancak bu ay elimin en çok gittiği fırça bu olduğu için sizinle paylaşmak istedim.





Ayın ilk zamanlarında yani ten makyajı yaparken Rimmel London'ın Match Perfection fondötenini kullandım. Bu ürüne bir aşkım falan yok sadece bitmesini sitiyorum artık çünkü elimde çok fazla ten ürünü birikti.

RT'in Setting Brush'ı bu ay favorim oldu çünkü pudrayı tüm yüzüme değilde bazı bölgelere uygulamak istediğimde işimi çok kolaylaştırdı.

Yaz'a yakışan fresh, uyanık, canlı göz makyajlarım için Rimmel London'ın Scandaleyes kalemlerinden ten rengi olanı da gözlerimin içinde çok kullandım. Hayatımda gördüğüm en iyi ten rengi kalem değil ama işimi görüyor.





Koton'dan aldığım Lolly isimli parfüm şekerli koku sevenler için güzel bir seçenek. Ben de Haziran boyunca bayılarak kullandım.


Gülsha markasının gül suyunu hem tonik olarak hem de serinlemek istediğimde bol bol tükettim. Şişesinin spreyli olması da inanılmaz kolay bir uygulama sağladı.

Pastel'in koyu mor-bordo 119 numaralı ojesini de silip silip tekrar sürdüm. Yaz aylarında herkes açık renklere yöneliyor biliyorum ama benim renk seçimim mevsimlere göre değişmiyor farkettiğiniz üzere :)






Son favorim de Dove'un Kırık Uçlara Karşı Etkili Saç Bakım Kürü oldu. Bir iki pompa ürünü nemli saçlarıma uygulayarak kullanıyorum. Tamamen olmasa da kırıklarım büyük ölçüde azaldı. Hele ki yeni ombre yaptırmış biri olarak saç uçlarım çok yıpranmıştı. Bu ürün yavaş yavaş toparlıyor diyebilirim.

Benim Haziran'da kullandığım ürünler bunlardı. Siz bu ay neler kullandınız, benimle paylaşırsanız sevinirim.

* Yorumladığım ürünlerin linkleri aşağıda!








23 Haziran 2015 Salı

2015 Yaz Makyaj ve Saç Trendleri

İyi akşamlar, herkese mutlu günler..
Bu postta 2015 Yaz makyajında neler moda onlardan bahsedelim istedim.
Hadi bakalım hangi trend size uygun, hangisi değil biraz konuşalım.


Alt Kirpik Diplerinde Renk!




Renkli farlar kullanmaya yavaş yavaş alışırken bu sezon alt kirpik diplerinde mavi, mor gibi canlı renkler uygulandığını görüyoruz. Bu görüntüyü isterseniz göz kapağınızla da tamamlayabilirsiniz. Ancak genelde göz kapağında soft bir makyaj, alt kirpik diplerindeyse canlı renkte kalemler ya da farlar göze çarpıyor.


Islak Ten Makyajı!



Aslında geçtiğimiz Sonbahar'dan beri ten makyajındaki mat görüntü yerini daha ışıltılı daha ıslak bir görüntüye bıraktı. Ancak Yaz'ın gelmesiyle dewy dediğimiz bu görüntüyü daha sık görmeye başlıyoruz.
Elmacık kemikleri, burun üstü, şakaklar, dudak üstü ve çene de hafif aydınlatıcı kullanarak bu trende uymak mümkün.


Doğal Dalgalı Saçlar!




En büyük saç trendlerinden biri de denizden yeni çıkmış gibi görünen saçlar. Maşa kullanılmadan sanki kendi doğal dalgasıymış gibi duran saç modelleri bu Yaz oldukça revaçta. İsterseniz araya salaş bir örgü yaparak daha bohem ve cool bir model elde edebilirsiniz.


Turuncu Dudaklar!




Bu Yaz her şey daha iddialı sanki. Dudaklarda da turuncu tonlar hakim bu sezon. Evet biliyorum biraz alışılmışın dışında ama yavaş yavaş alıştırın kendinizi :)
Bu arada unutmadan turuncu ruj dişleri sarı gösterir bilginiz olsun, önleminizi alın!

Benim 2015 Yaz'ı için bahsedeceğim yenilikler bunlardı. Sizlerin de paylaşmak istediği şeyler olursa yorum bırakabilirsiniz.
Sevgiler...

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Met Gala 2015




Herkes Cannes yazısı yazmak için klavye başına geçmişken ben gündemi biraz geriden takip ediyor gibi olacağım biliyorum ama günlerdir Met Gala 2015 görsellerine bakıp "kesin yazmalıyım, allahım kesin yazmalıyım" dediğimden üstünden bunca gün geçmesine rağmen yazıyorum.

Lafı fazla uzatmadan başlayalım. Bu yılın konsepti China: Through The Looking Glass.




Roberto Cavalli imzalı, etekleri tüylü, tamamı transparan ve işlemeli bu upuzuuun kuyruklu tuvalet mi, yoksa beyinin giydiği kadife takım elbise mi daha kötü inanın kararsızım. Her yerin açık sevgili Kim Kardashian, bu kadarı da çok ya!
Birde ben atkuyruğu yapıldığında Kim'de olduğu gibi uç kısmının dan diye küt bitmesini hiç sevmiyorum.
Genel olarak karı koca fazla abartıdan sınıfta kaldılar.





Daha ikinci kişiden anlayabileceğiniz gibi herkes saçmalamaya yemin etmiş bu defa.
Miley Cyrus'u sadece önden gördüğümde bile fazla gelen pencereleri, sırtı ve arkadaki yırtmacıyla birleşince korku filmine dönmüş.
Miley'nin en çok konuşulan taraflarından biri de dişleriydi. Tören boyunca çekilen tüm fotoğraflarında ağzı da dişleri de bir garip duruyor. Neyse Alexander Wang tasarımı bu zımbalı tuvalet çok kötü, saçlarının rengi de fiyasko.



Yeter mi ? Yetmeez!
Daha kötü daha rüküş dercesine giyinmişler resmen. Kerry Washington için mi üzülsem yoksa bu saçma kumaş israfının Prada olmasına mı üzülsem?
Hiç bir şeyini beğenmediğim gibi, hepsi de çok rüküş, hepsi de Uğurkan Erez'in dediği gibi proporsiyonuna uygun değil!



Büyüklerimiz derdi de inanmazdık, gerçekten gelen gideni aratıyor.
Solange Knowles, Giles imzalı elbise demeye dilimin varmadığı bir şeyle katılmış törene. Sanki az sonra UFO lar gelip bunu alıp götüreceklermiş gibi. Vallahi daha şimdiden yazmaktan içim şişti. Kim giydiriyor arkadaş bunları?!


Adriana Lima'nın üstündeki tuvalet bence Osmanbey'den alınmış ama bizi Marc Jacobs diye kandırıyorlar. Kim bu güzelim kadına bu taşlı tuşlu, demode elbiseyi giydirdi ya. Peki o kahkül ne Adriana? O kadar kapalı yakası olan kıyafete o saçları açık bırakıp bizi niye boğuyorsun?
Bi rujun güzel o kadar.


Bee Shaffer, en azından üstüne yorum yapabileceğimiz seçimiyle beni biraz olsun mutlu etti.
Tuvaletin rengine ve göğüs formuna bayıldım. Minik dallar ve çiçekler konsepte çok uygun. Saç modelindeki seçimi de gayet başarılı. Alexander McQueen imzalı tuvaleti belki gerçekten beğendim, belki de bu kadar rezaletin içinde iyi geldi.




Gou Pei imzalı elbise değilde sanki kaftan gibi bir şey bu dediğim bir seçim yapmış Barbados'lu Rihanna. Rengi hiç sevmedim. 3 kişiye taşıttığı kuyruğu da abartının abartısı olmuş. Makyajına bayıldım. Saçları da dümdüz fönlü olsaydı belki saçı da sevebilirdim. Şu kadarını söyleyeyim Rihanna artık rüküşleşiyor.




Biz buna giyinmek demiyoruz Beyonce. Buna overdose falan deriz maksimum. Givenchy Couture tuvaletinin işlemeleri çok güzel ama fazla transparan. Belki işleme yoğunluğu daha fazla olsaydı bir nebze daha hoş durabilirdi.
Yandan atkuyruğu yapılan saçı zaten alakasız buldum, o ucundaki maşalar içimi cız ettirdi.




Yapan yapıyor canım. Kadın konsepte de uymuş,seksi de olmuş, yakıştırmışta. Tommy Hilfiger tarafından modernleştirilmiş bir kimono Karolina Kurkova'nın üstündeki. Saçına, makyajına, kimononun her bir işlemesine bayıldım. Bravo!



Madonna rüküşlükleri sayesinde artık hiç dikkatimi çekmiyor. Moschino tuvaletini hiç beğenmedim. Eldiveni de çok alakasız. Sadece fazla numarası olmayan makyajı fena değil o kadar. Ne konseptle alakası var, ne modayla ne de şıklıkla.



Hani son dakika bir yere gitmek zorunda kalırsınız, kıyafetiniz de hiç uygun değildir, abuk subuk bişey yapıp aklınızca görüntünüzü uygun hale getirdiğinizi zannedersiniz ya heh işte Cara'da onu yapmış.
Stella Mccartney tulumuna hiç bir lafım yok. Şahane bir parça ama konseptle alakasız kalınca eklediği o geçici dövmeleri hem bu tuluma yakıştıramadım hem de konsepte uyduramadım. Topuzu ve makyajı da sevdim. Genel olarak çok hoş ama konsepte uymamış.



Sienna Miller'a biri bu senenin konsepti çuvalmış desek onu bile yakıştırır, öyle bile şık olur. Thakoon imzalı şıkır şıkır takımına bayıldım. Konseptle yüzde yüz örtüşmese de kuşak ve küpelerindeki püsküller falan bana iyi geldi...
Ne biliyim ben bayıldım ya...



Tamam anladık Jennifer Lawrence Dior'un marka yüzü ama kıyafetlerindeki bu sıkıcılık artık baydı beni.
Sadece saçlarını beğendim o kadar. Gayet iyi giydirilebilecek bir kadını bu hale sokmak neden Dior?



Selena Gomez sanki gittikçe şişiyor. Bir de kendisinin hemen hemen her kırmızı halıda yaptığı bu makyajdan bunaldım. Onun dışında elbisesinin pek bi numarası yok. Konseptte Çin geçiyor diye herkes iki püskül tutturmuş, ohh ne rahat. Vera Wang tuvalet belki normal bir tören için iyi ama benim için konsept dışı.




Bence her ödül töreni için transparan giyinme kişi sayısı olsun. Bıktım çünkü bunların sürekli her yeri açık kıyafetler giymesinden. Burun bu defa da Jennifer Lopez Atelier Versace tasarımı, kırmızı pullu payetli bir tuvalet giymiş(!).
Saç ve makyajına bayıldım. İşlemeler yine çok zarif ve güzel ama özellikle kalça bölümündeki fazla abartılı açıklık artık çok gereksiz.
Jennifer Lopez sürekli bunu yapıyor. Ne diyor Ivana Sert: Üstünde tek star olacak Jennifer!



Bu kadar kıro, zevksiz ve abartılı seçimlerin yanı sıra güzel olanlardan biri de Emily Blunt'tu bence. Oldukça zarif ve asil görünüyor Prada'nın içinde. İşlemelere, renk uyumuna ve özlelikle pelerinine bayıldım.



Uma Thurman'ın Atelier Versace seçimiyle ilgili kısa ve öz konuşucam.
Şahanesin ama hani konsept?



Oldu Karen, oldu annem benden de Çin Hükümdarına selam söyle.
Karen Olsen ve Dolce&Gabbana'sı çok fena ya. Konuşulacak bir tarafı yok hakikaten.

Gerçekten yazdığıma yazacağıma pişman oldum. 2 bilemedin 3 tane iyi isim vardı. Daha fiyaskolarda var ama halim kalmadı onları sizlerle paylaşmaya.
Ne diyorsunuz Met Gala 2015 sizce de rüküşler geçidi olmamış mı?


9 Nisan 2015 Perşembe

Makyaj Çantamda Neler Var? ( 2015 İlkbahar )




Her ne kadar İlkbahar'da olsakta havalar hala Kış..
Ben Kış'ı sevdiğim için bu durum beni rahatsız etmese de bir çoğunuz artık ısınalım diyorsunuz biliyorum. Tamam biraz güneş fena olmaz ama lütfen yapış yapış sıcaklar da gelmesin.
Konumuza dönecek olursak; bir önceki "Makyaj Çantamda Neler Var?" yazımda artık yılda 4 kere (her mevsimde olmak üzere) makyaj çantamı sizlerle karıştıracağımdan bahsetmiş ama bu Kış maalesef yazamamıştım. Kısmet bugüneymiş.
Hadi hemen başlayalım...

Makyaj çantam daha yeni, bir kaç hafta oldu alalı. Daha önce Victoria's Secret'tan hiç makyaj çantası almamıştım ve arada bir bazı modellerini çok beğendiğim oluyordu. Bu hem kumaşı, hem yanımda taşıyabileceğim boyutta oluşuyla kalbimi çaldı. Sanırım 50 tl'ydi fiyatı.

İlk olarak sıkıcı ürünlerle başlayalım. Gerçi makyaj çantasından dansöz çıkmayacak tabi ki bir çoğu sıkıcı ama bunlar daha sıkıcı gibi. Amma uzattım! :)

Flormar'dan aldığım minik parfüm şişesi sürekli yanımda. Şuan içinde Tommy Girl parfümüm var. Çünkü onu bozulmadan bitirmeye çalışıyorum.

Rossmann'dan aldığım ağız spreyi de Kış'tan beri çantamın demir başlarından oldu. 1-2 farklı aromalı olanı var ben bunu seçtim. Tatlı bir nane tadı var ve gerçekten ferahlatıcı.

Rebul kolonyaların bu mini boylarını, her Watsons alışverişimde kasanın yanından bir iki tane alıyorum. Bu da İce olan. Ellerimi yıkadıktan sonra ya da yıkama imkanım yoksa kurtarıcı oluyor.

Madame Coco'nun Gardenia el kremi çabuk emilen aşırı nem vermese de anlık olarak beni mutlu eden fresh kokulu uygun fiyatlı bir ürün.

Çantamda çoğunlukla iki farklı lipbalm bulunduruyorum. Biri renkli biri renksiz oluyor. Bu aralar her ne kadar kokusunu ve yoğun tadını sevmesem de bitirmek için Eos Mandarin benimle birlikte.

Diğer seçeneğimi de Maybelline BabyLips'lerin nude renginden yana kullandım. Az nemlendiren ama verdiği hafif renkle makyajımı tamamlayan bir ürün.

Cettua'nın yağ emici mendilleri her zaman çantamda. Bu paketi aldığım zamanı söylesem çok şaşırırsınız muhtemelen. Sanırım 1.5 sene falan oldu. Napıyim ben bunu unutup ince bir peçeteyle alıyorum yağı :) Eskiden yağlı olan cildim artık karma ama yine de özellikle burun bölgem için biçilmiş kaftan bu ürün.
Pudra olarak yeni yeni Too Faced'i kullanıyorum. Zaten yakın zamanda detaylı bir inceleme yazısı yazarım. Bu ürünün en büyük artılarından biri de aynası olduğundan yanımda bir de ayna taşımama gerek kalmıyor.

H&M'den aldığım bu minik kabukiyle hiç anlaşamadık. Keşke büyüğünü alsaymışım diyeyorum. Birincisi; çok küçük diye uygulama çok uzun sürüyor, ikincisi; üstünde çok pudra tuttuğu için inanılmaz cakey bir görüntü yaratıyor. Hele ki burun kenarlarımda!!


Garnier'in kapatıcısı da bu sezozn makyaj çantama girdi. Normalde yanımda kapatıcı taşımak çok adetim değildir. Kış boyunca hiç taşımadım ama bu ara ya kullandığım mascaradan ya da havaların saçmalığından bilmiyorum alt kirpiklerimdeki rimel bazen göz altlarımı koyulaştırıyor. İşte bu tarz durumlarda düzeltme yapmak için bu ürün pratik.


Kaş mascarası olmazsa olmazlarımdan biri. Bu defa da Essence'in kaş mascarasını kullanıyorum. Benim için gayet yeterli oluyor.

Son zamanlarda kaş kalemimin arkasındaki tarağın çokta iş görmediğini farkedip Rossmann'dan 2.50 tl gibi komik bir fiyata bu kaş tarağını aldım. Gün içinde şeffaf mascara uygulasam da bazen dağılan kaşlarımı bununla toparlıyorum.

Ve tabi ki vazgeçilmezim olan Alix Avien'in kaş kalemi de benim makyaj çantamın vazgeçilmezlerinden.






Dudak ürünleri sürekli değişse de çoğunlukla bunlar bulunuyor. Essence'in In The Nude dudak kalemini bazen lip balmın üstüne bazen de tek başına kullanıyorum.

Nars'ın Anabelle isimli rujunun da yazısını yakında detaylıca yazarım. Yapısını çok sevdiğim kaleme ihtiyaç duyulmadan sürülebilen bir kırmızı. Çantamda çoğunlukla bir nude bir de kırmızı bulundurmaya çalışıyorum. Bu da kırmızı kategorisinden seçimim.

Mac'in Kinda Sexy rujunu alırken bende çok mu turuncu durur diye korkmuş ama alınca çok sevmiştim. Gün boyu kalıcılığı hoşuma gittiği için bu da bana eşlik eden ürünlerden.
Eveet benim makyaj çantamı önünüze alıp karıştırsanız içinden bunlar çıkardı. Sizin İlkbahar'da makyaj çantanızdan ayıramadıklarınız neler? Benimle paylaşırsanız çok sevinirim :)

25 Şubat 2015 Çarşamba

2015 Academy Awards // Oscar Töreni




Bu defa zevkle yazıyorum bir ödül töreni yazısını. Son ödül töreni yazımda çoğunluğu rüküşlerden oluşan bir grup ünlüyü sıkıla sıkıla yazmıştım ama bu sefer farklı.
Çoğunluk çok şık! Elbette ki arada saçmalayanlar var ama o kadarını da görmezden gelicez.


Eveet 2015 yılının Oscar töreninde ünlüler neler tercih etmiş biraz incelemeye hazırsanız buyrum başlayalım.






İlk olarak Gwyneth Paltrow ile başlayalım. Saçlarına ve küpelerine bayıldım. Makyajında tek sevmediğim kaşlarının yok gibi durması. Ne kadar sarışın olırsa olsun bence kaş saçtan bir yada iki ton koyu olmalı. Tuvaleti Ralph and Russo imzalı. Bu elbiseyi başkası giyse beğenmezdim ama Gwyneth'te çok asil durmuş.






Jennifer Lopez'de yüzümü güldürenlerden oldu. Elie Saab seçimiyle beni kalbimden vurdu resmen. At kuyruğu da bu kadar hareketli bir tuvaletle şahane olmuş. Göğüs dekoltesi bile beni rahatsız etmedi.





Ödül törenlerinin asil prensesi Cate Blanchett bu defa kolyesiyle dikkatleri çekmeyi başardı. Kolye Tiffany&Co. Siyah risksiz tuvalet seçimini ona yakıştıramasam da kolyesi hatrına bir şey demiyorum.



Arada saçmalayanlar olabilir demiştim. America Ferrera'da benim için o isimlerden biri oldu. Kıyafeti düğüne katılan kayınvalide gibi. Tuvalet Jenny Packham'a ait olmasa Mahmutpaşa'dan alınmış diyebilirdim. Ya da taşıyışıyla da alakalı olabilir. Saçları, küpeleri her şey üstüme geldi sevemedim.




İkinci saçmalayanda burda! Lorelei Linklater, transparan-payet ne varsa giymiş gelmiş. Hadi o saçma Gabriela Cadena tuvaleti giydin bari saçlarını lüle lüle salmasaydın. Ayrıca elbisede bu kadar kırmızı varken ruju da kırmızı seçmesi hiç olmamış.





Scarlett Johanson, yeşilin en güzel tonlarından birinin içinde çok güzel gözüküyor. Versace tuvaletin en çok boynundaki detayları beğendim. Hafif makyajı güzel ama ben bu saç modelini Scarlett'a hala yakıştıramıyorum.





Jenna Dewan Tatum'un makyajına bayıldım. Eyeliner ve mercan rengi ruju süper. Beyazdan yana seçim yapan Henna Dolce and Gabbana imzalı ışıltılı tuvaletiyle gözüme şahane gözüktü.




Jennifer Aniston yine sıkıcı yine sıkıcı! Herkes uğraşmış şahane olmuş bu kadın o saçını bir değiştiremedi. Atelier Versace tuvaletinin rengini ve etek kısımlarının transparanlığını hiç sevmedim.





Bu yıla 50 Shades of Grey filmiyle Dakota Johnson damga vurdu. Kırmızı Saint Laurent tuvaletinin içinde de gayet iyi görünüyor.onzundaki ışıltılı düğüm detayı, yırtmacı ve saçı güzel dengelenmiş.




Yaza yaza bitiremedim. Şık olsalar bi dert rüküş olsalar ayrı dert. Gelelim Felicity Jones'a. Alexander McQueen tuvaleti çok ihtişamlı ve kendisine çok yakışmış. Sadece etek bölgesinin kırışması görüntüyü basitleştirmiş. Belki dudakta bir iki ton daha canlı bir renk olabilirdi ama ziyanı yok.




 En sevdiğim isimlerden biri de Zendaya oldu. Vivienne Westwood tuvaletinin göğüs ve kol formuna bayıldım ama benim esas sevdiğim olay Zendaya'nın rastalı saçlarıyla bu saten tuvaletin tezatı oldu. Gözüme çok hoş gözüktü.




Buyrun fiyaskonun bayrak taşıyanını görün. Kıyafete geçmeden bu kadar yaşlı bir topuzu hangi akılla yapmış Marion Cotillard onu bir anlamaya çalıştım ama başaramadım. Dior Couture tuvaletini yeryüzünde beğenen var mı merak içindeyim. O kumaş, o kesim, o arkadaki manasız siyah şerit her şey kötü! Sadece küpeleri güzel o da kendisini kurtarmaya yetmedi.




Canım Kate Upton'ım gittikçe kilo alıyor sanki. Hadi dünya onu hafif balık etli sevdi tamam ama bari sırtını, kollarını fırtlaracak elbiseler seçmese. Salvatore Ferragamo tuvaleti artık bence sıradanlaşan tasarımlardan. Ayrıca ben Kate'e siyah tuvaleti hiç yakıştıramadım. Neyse yine de rüküş değil.




Madem herkes giyiniyor ben de soyunayım demiş olacak ki böyle saçma bir seçim yapmış Rita Ora. İlk olarak saçına ve makyajına bayıldım ama sıra elbiseye gelince aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Dekolte dozundaysa her zaman varım ama bu saçmalamaya giriyor artık. Donna Karan imzalı tuvaleti önden çok beğenmeme rağmen kalça kısmının biraz daha kapalı olmasını tercih ederdim. Kadının vücudu kötü falan demiyorum yanlış anlamayın. Hem bir ödül törenine uygun bulmadım hem de dümdüz siyah tülü her yerde görmek hoşuma gitmedi.




Naomi Watts saç modeli ve makyajıyla gönlümü fethetti ancak Armani Prive tuvaletin kesimini beğenmeme rağmen tuğla görüntülü deseni hiç sevemedim. Sanki görüntüyü ucuzlaştırmış.




Gone Girl'ün başrol oyuncusu Rosamund Pike kırmızı tercih edenlerden. Sanırım ilk kez bu kadının bir kırmızı halı görüntüsünü beğendim. Givenchy tuvaletine diyecek tek lafım yok. Yırtmacı, belini ince gösterişi, yakadaki dilim kesim her şey şahane. Saçı ve makyajı da tuvaletle yarışmayacak kadar sde olduğu için bayıldım.




Saint Laurent tuvaletin içinde inanılmaz cool görünen Margrot Robbie'yi de çok beğendim. Saçı ve makyajı da şahane. Tuvaletin en çokta göğüs dekoltesinin Margrot'taki duruşunu sevdim. Kadın sanki günün her saati böyleyim ben der gibi taşımamış  mı tuvaleti?




Sofia Vergara'yı bir kere aşırı seksi olmadan görebilecek miyiz acaba? Zuhair Murad tasarımı tuvaletin rengine ve işlemelerine hasta oldum. Ama o ruj rengi nedir? Ayrıca aynen Jennifer Aniston'da olduğu gibi Sofia'nın da düz fönünden sıkıldım.



Lady Gaga'nın stilini zaten sadece kendi içinde değerlendirdiğimiz için bu özel dikim Azzedine Alaia tasarımı tuvaletini beğendim. Sadece eldivenlerinin bilekte olmasını isterdim çünkü yukarı doğru bollaşan kısım çok kötü gözüküyor. Sanki bulaşık eldiveni takmış gibi. Onun dışında bu kadar geniş formlu elbisenin üstünde saçların zarifçe toplanmış olması ve saç aksesuarı güzel. Başkası olsa göz makyajının biraz daha hafif olmasını isteyebilirdim ama Lady Gaga olunca ona da bir şey demeyeceğim.



İnci işlemeli Calvin Klein tuvalet şahane. Çok zarif ve asil ama ben Lupita Nyong'o'a yakıştıramadım. Sanki bu elbisenin biraz daha büyük göğüslü bir kadında olmasını istedim ki göğüs cupu daha belirgin ve hoş dursun.
Küpe seçimi de bu kadar incili bir tuvaletle yanlış olmuş.


İşte Elie Saab işte zerafet!
Emma Stone yine seçimini Elie Saab imzalı bir tuvaletten yana kullanmış. Hem rengine, hem modeline hem de işlemelerin ışıltısına aşık oldum. Makyajı çok hoş. Belki saçı farklı olabilirsi ama gözlerimi tuvaletten alamadığım için onu görmezlikten geliyorum.



Irina Shayk'ın bu halini görünce Rita Ora'dan özür dileyesim geldi.O bunun yanında soyunmamış. Versace tuvaleti hiç mi hiç beğenmedim. Bizim Türk bir şarkıcı vardı daha doğrusu şarkıcı mı onu da bilmiyorum ama bütün galalara, ödül törenlerine ha göründü ha görünecek cinsten kıyafetler giyerdi, işte ona benzettim. 
Bunun artık şık bir tarafı yok. Tamam sen şahane güzellikte bir kadınsın, vücut süper ama bu ne arkadaş?





Beni bu defa en çok şaşırtan Julianne Moore oldu. Genelde ortalama üstü şık seçimler yapardı ama bu sefer olmamış. Chanel tuvaletini hiç sevmedim. Göğüs ve etek bölgesindeki çiçeklere bir anlam veremedim. Renk seçimi de kötü olmuş. Takıları, saçı ve makyajı dışında bir şey yok.


Daha yazmak istediğim çok isim var ama sizleri de sıkmak istemiyorum. Çoğunluğun iyi seçimler yaptığı Oscar Tören'i de böylece bitti. Şimdi sıra sizde, size göre en güzel kim giyinmiş?