kırmızı halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırmızı halı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2018 Pazar

2018 Pantene Altın Kelebek Ödül Töreni


Merhaba!
Uzun zamandır bir ödül töreni yazısı paylaşmamışken fırsat bu fırsat dedim ve Pantene Altın Kelebek hakkında biraz da ben konuşayım istedim. İyi mi ettim bu yazıyı yazmaya başlayarak inanın bende bilmiyorum. İçimden bir ses bir kaç satır sonra pişman olmaya başlayacağımı söylüyor.

Zorlu Psm'de gerçekleşen törenin basın ayağı Hürriyet'ti. Açıkçası önce şunu söyleyerek başlamak istiyorum. Bu kadar büyük, Türkiye'nin en prestijli ödül töreni diye lanse edilen bir organizasyonun fotoğrafları daha kötü olamazdı. Yeminle bloggerların çalıştığı fotoğrafçılar bile çok daha iyi. Görsel bulmakta o kadar zorlandım ki...



Bari sen yapmasaydın be Serenay!
Baştan aşağı Miu Miu giyen Serenay Sarıkaya'nın neresine yorum yapsam bilmiyorum gerçekten. Tarzını çok beğendiğim birini kırmızı halıda böyle görünce hayalkırıklığı yaşadım haliyle. O üstündeki polo yaka crop top kırmızı halıya uygun mu ?
Bence farklılığın da dozu iyi ayarlanmalı.


Üzülerek ikinci marka kurbanı olarakta Hadise'den bahsedicem. Sanırım törende giydiğiyle en çok konuşulan isimlerden biri oldu. Baştan aşağı Dior tercih eden Hadise'nin; bazıları kilosuna, bazıları hasır şapkasına laf etti. Öncelikle törende yaptığı konuşma ayakta alkışlanacak cinstendi ve aslında görüntüsü de konuşmasındaki feminizmi destekleyen cinsten.
Fakat bildiğim kadarıyla kadın rodeocuların kahramanlığına dikkat çekmek için tasarlanmış olan bu görüntüyü doğaldır ki ülkece yabancıladık ve anlamadık. Mesaj olarak güzel olsa da şapkası hem yazlık hem de bu tarz bir törene uygun değil. O etek yerine de fit bir pantolon tercih etseydi göğüsleri fırlamış, sırt yağları çıkmış yorumlarını umursamadığımdan ben beğenirdim.



Aynen Denizcim bu hayatın heycanı meycanı yok!
Bu kadar zayıfladın, evet kabul her kıyafetinde bir alaturkalık oluyor ama Instagram'ına baktım da en azından ortalama seviyede diyebileceğim bir sürü kıyafet giymişsin. Buraya seçe seçe bunu mu seçtin?
Bir kere çanta kırmızı halı çantası değil. Çizmelerin platformu hem alaturka hem de full görüntüyle çok basit duruyor. Üstündeki kürk elbiseyle aynı boyda ya da bir parça uzun olsaydı belki onu sevebilirdim. Deniz Seki'nin elbisesinin pencereleri, kopçaları, fırfırları hem yorucu hem fazla. Maalesef hiç beğenmedim.


Şık, zarif, asil görünmek bu kadar zor olmamalı derken Nebahat Çehre güneş gibi doğdu.
Kürk etolü, her zamanki zarif topuzu, saten elbisesiyle uydurduğu saten çantasıyla çok zarif. Maalesef açık ayakkabının içine çorap olayı bana hala hoş gelmiyor ama o yapınca boynumuz kıldan ince, görmezden geliyoruz. Çok beğendim.



En iyi romantik komedi kadın ve erkek ödüllerini alan Can Yaman ve Demet Özdemir'e geçelim. 
Demet Özdemir'in kıyafetini ilk gördüğümde bana nedense Sarah Jessica Parker'ı anımsattı. Hayal meyal onu böyle bir etekle gördüğümü hatırlıyorum. Neyse; elbise Tuvana Büyükçınar imzalı. Eteğin kumaşını, modelini, üst kısma geçerken ki kemer detayını hatta üstünü de beğendim. Tek söyleyeceğim evet bu tarz derin v dekolteleri (sanırım side boob dekoltesi de var) küçük göğüslü kadınlarda daha modern buluyor ve beğeniyorum ama fotoğraftan mı bilinmez Demet Özdemir'in genel görüntüsü bir garip duruyor. Etek çok ihtişamlı yukarı doğru çıktıkça hoop dümdüz göğüsler.
Saç ve makyajını sevdim. Ayakkabı daha alengirsiz olabilirdi ama buna da okeyim.
Can Yaman için söylediklerim yüzünden kesin linç yiyicem ama duramıyorum. Birincisi kendisinin oyunculuğunu beğenmiyorum. İkincisi kaslandıkça görüntüsü kabalaşıyor ve bu görüntüye seçtiği bu dedem kesimli takım elbisesiyle maalesef çok kötü olmuş. O manasız zincir aksesuar ne alaka? Gözlükleri bir göz rahatsızlığı olduğu için takmış ama neden turuncu?
Kafamda deli sorular Can..


Özge Özpirinççi sanırım ödül alıcam diye periliçe gibi giyinmiş ama bu fikri kendisine kim verdiyse bence bir daha ondan fikir almasın. O saç aksesuarı, o pelerini, boynuna çarpı şeklinde uzanan şeritler o kadar zorlama ki...
Bu "müthiş" elbiseyi kim yapmış diye Instagram'ını stalkladığımda Zeynep Tosun tarafından yapıldığını öğrendim. Saç aksesuarı da Saara Istanbul. Ödülü hakettin ama bence bu kadar kötü görünmeyi haketmedin Özge.


Yine sözün bittiği bir yerdeyim. Neslihan Atagül Doğulu genel olarak beğensem mi beğenmesem mi diye beni düşündüren kadınlardan. Kırolukla coolluk arasında varlığından emin olmadığım bir çizgide görüyorum onu. Geceye Hakan Yıldırım tasarımı neye benzeteceğimi bilemediğim bir tuvaletle katıldı. Göğüs kısmındaki sivri detaylar, yoğun işlemeler, altın rengi her şey çok kötü.
Uzaktan ilk gördüğümde alttaki işlemeleri ananas sanmıştım itiraf ediyorum. Elbise dışında saçına, makyajına, Bulgari takılarına ve özellikle ayakkabılarına bayıldım.


Gecede beğendiğim nadir kişilerden biri olan Nesrin Cavadzade maskülen ve feminen izler taşıyan bir parça seçmiş. Göğüs dekoltesini çok beğendim. Bu kadar iddialı ama modern bir kıyafetin üstüne uğraşılmamış görünen saç seçimine ekstra bayıldım.
Kıyafeti Gülçin Çengel, ayakkabıları Louboutin.



Sanırım Gülben Ergen'in bu kıyafeti Hakan Akkaya'nın öylesine çizip beğenmeyip çöpe attığı bir tasarımdı. Zira Hakan Akkaya'nın bir çok tasarımını beğenen biri olarak bu gördüğümün bir kabus olmasını diliyorum. O çizmeler, o halka küpeler, o saç..
Bence oğlunun ne kadar tatlı ve şık olduğunu söyleyip konuyu kapayalım.



Dilan Çiçek Deniz'in giydiği bu Hakan Yıldırım imzalı elbise şık, zarif ve risksiz. Ben saçı ve makyajıyla bir bütün olarak çok sevdim. Sadece Messika Paris takılarından çok emin değilim ama o da devede kulak.
Aslında daha konuşacak çok isim var ama genel hatlarıyla kıyafet seçimleri o kadar kötü ki ne kendimi ne de sizi bunaltmak istemiyorum.
Bence ülkece bu tarz bir tören düzenlemek ve katılmak için bir kaç fırın ekmek daha yememiz gerekiyor.

31 Mart 2014 Pazartesi

Nicole Kidman'ın Kırmızı Halı Seçimleri

Herkese mutlu haftalar...
Seçim olayları falan filan derken oldukça hareketli ve gergin bir haftasonu geçirdik. Belki bu yazı sizleri biraz olsun stresten uzak tutar.

Nicole Kidman bana hep çok asil gelmiştir. Bakalım seçtiği kıyafetler de düşüncemi destekler yönde mi yoksa beni hüsrana mı uğratacak?


2013 SAG:








 Vivienne Westwood Couture tuvaletini gerçekten çok beğendim ve kendisine çok yakıştırdım. Ölçülü yırtmacı, işlemelerin güzelliği tek bantlı Manolo Blahnick ayakkabıları her şeyiyle çok hoş.
Belki saçı toplu olabilirmiş yaka kapalı olduğundan ama o da beni pek rahatsız etmedi.

İyi başladın Nicole!



2013 GRAMMY:









Saç ve makyaj gerçekten çok hoş ve sade. Vera Wang elbisenin modelini, detaylarını çok sevmeme rağmen rengini hiç yakıştıramadım. Böyle beyaz tenli birinin biraz daha renkli giyinmesi gerektiğini aksi halde hasta gibi durduğunu düşünenlerdenim.


Fred Leighton takılarının zarifliğini beğendim.

2011 ACADEMY AWARDS:








Balenciaga imzalı tuvaletine resmen aşık oldum. Böyle iddialı bir renk böyle çarpıcı bir görüntüyü kolay kolay her kadın bu kadar şık, zarif ve asil taşıyamaz bence.
Hafif makyajı, dümdüz saçlarıyla ben her gün bu şekildeyim der gibi.

Bayıldım!


2013 GOLDEN GLOBES:







Alexander McQueen elbisesinin en çok transparan detayına bayıldım galiba. Vücudunu inanılmaz kadınsı ve şekilli göstermiş bu tuvalet. Makyajı her zamanki gibi oldukça sade. Saçlarının hafif dalgası da çok hoş.
Sadece yakadaki altın rengi payetler pek hoşuma gitmedi.


2013 CANNES 1.GÜN:







O modern at kuyruğu ilk gözüme çarpan ve süper dediğim detay oldu öncelikle.
Daha sonra son yıllarda moda olan bileğin biraz üstü elbise boyu çok hoşuma gitmese de bu Dior elbise de çok beğendim. Kesinlikle Nicole Kidman'ı çok çok daha genç göstermiş.

Böyle canlı renkler kullanmasına bayıldım.


2013 CANNES 2.GÜN:







Örgülü dağınık topuzu, mavi gözlerini belirginleştirdiği eyelinerıyla adeta bir prenses gibi. 
Beyaz, saten, göğüs dekolteli Giorgio Armani elbisesiyle oldukça hoş.

Bu kadar beyaz seçmesi güzel mi belki tartışılır ama ben "ıyy iğrenç " denecek gibi bir çirkinlik görmüyorum.




2008 ACADEMY AWARDS:





Biraz gerilere gittiğimizde o zamanda Nicole Kidman'ın çizgisinin dışına pek çıkmadığını görüyoruz.
Makyajda ve saçta yine oldukça sade ve zarif görüntüler tercih ediyor.

1400 karatlık kolyesinden gözümü alabilsem modelini hiç beğenmediğim siyah tuvaletine laf edeceğim ama kolyenin maşallahı var.




2010 GOLDEN GLOBES:







Sanırım Nicole Kidman'ın en kötü tercihlerinden biri de 2010 yılında Golden Globes'a katılırken tercih ettiği bu Nina Ricci saten tuvaleti...
Renginin kendisini ölü gibi gösterdiğine mi yanayım, modelinin çirkinliğine mi bilemedim.
Yandan çarklı topuzunu da pek hoş bulmadım ya da elbise o kadar kötü ki hiç bir şey kar etmiyor bilemiyorum.
Olmadı Nicole...


2011 BAFTA:





Buz mavisi Elie Saab tuvaletin asaleti Nicole'ün asaletiyle buluşunca hakikaten şahane bir birliktelik olmuş.
Ferragamo clutchını her ne kadar alakasız bulsam da elbiseden gözlerimi alamadığım için bir şey diyemiyorum ama saçları için kendimi tutamayacağım.
Bu elbiseye zarif bir topuz beklerdim ben, saç konusunda çok özensiz gözüküyor.



2012 CANNES:




 İşte bu ya!
Süper sırt dekolteli gül kurusu tuvaleti Lanvin. Topuzu, makyajı her şeyi tek kelimeyle mükemmel. Bu tuvaleti sanırım başka biri giyse bu kadar şık taşıyamazdı. Bravo,süper...



 Nicole Kidman tabi ki daha onlarca kırmızı halıda boy göstermiş ama ben sizin için bunları seçtim ve genel olarak seçimlerini çok beğendim.

Siz ne düşünüyorsunuz?

7 Kasım 2013 Perşembe

Miranda Kerr'in Kırmızı Halı Seçimleri

Merhaba, yine bir Kırmızı Halı Seçimleri yazısı yazmaya karar verdim ve son günlerde Orlando Bloom'la Justin Bieber yüzünden yollarını ayırıyor iddiaları çıkan Miranda Kerr'den yana kullandım seçimimi. Bu konu gerçekten dedikodu mu yoksa gerçeklik payı var mı bilmiyorum ama eğer Justin Bieber için Orlando Bloom'u terk ettiyse Miranda Kerr'in gerçekten biraz akla ihtiyacı var.

Neyse bu bizim konumuz değil tabiki. Biz Victoria Secret meleklerinden Miranda'nın kırmızı halıda yürürken neleri seçtiğine odaklanalım.


2010 MET BALL:


Michael Kors tuvaletini çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ama saçına ve makyajına hasta oldum. Bir bordo ruj bir kadına bu kadar mı yakışır?
Cartier takıları da oldukça elegan fakat bu eleganlığı oldukça sert çizgilere sahip Christian Louboutin çantası ile berbat etmiş sanki.


2013 GOLDEN GLOBE:




 Burdan anladığım şu; ne kadar güzel ya da seksi olursan ol en önemlisi zerafet. Allahım kadın yürürken açılan yırtmacını nasılda zarif bir şekilde çantasıyla kapatıyor.
Bu bordo derin v yakalı ve oldukça derin yırtmaçlı tuvalet Zuhair Murad tasarımı, çantası ve bantlı ayakkabıları ise Salvatore Ferragamo.
Hafif dalgalı saçları, elbisesiyle aynı renk rujuyla sanki ben her an bu kılıkla geziyorum der gibi doğal duruyor Miranda Kerr.




2009 ESPY AWARDS:


Calvin Klein marka beyaz boyundan bağlamalı sırt ve göğüs dekolteli elbise bence en vasat görüntülerinden birine imza atmasına neden olmuş. Ben göğüslerin bu model elbiselerde yandan gözükmesini fazla teşhircilik gibi görüyorum. Çirkin duruyor. Saçına ve kırmızı rujunun ön plana çıkarıldığı makyajına lafım yok oldukça dozunda ikisi de.
Belki daha büyük göğüslü biri giyse elbise daha hoş durabilirmiş çünkü göğüs kuplarını dolduramamış Miranda. Özellikle önden komik bir görüntü var.

2012 WOMEN OF STYLE AWARDS:



Bu elbiseyi görünce anladım ki yukarıdaki tek kusur yanlardan göğüslerinin fazla gözükmesiymiş. Sanırım Miranda bu modeli fazla seviyor. Yine derin göğüs dekolteli açık mavi bir tuvaletle katılmış etkinliğe.  Carla Zampatti imzalı elbise özellikle ten ve göz rengiyle oldukça hoş gözüküyor. Hele ki dudaklarında kullanılan mercan rengi rujla birlikte şahane gözüküyor.
Ben bu halini sevdim galiba.


2011 MET BALL:



Marchesa elbisesinin içinde mezuniyetine giden şeker kızlar gibi gözüküyor Miranda Kerr. Straplez, göğüs kısmı çiçeklerle bezenmiş bu etekleri tüllü elbise nedense bana çok hoş gelmedi. Evet üst kısmı fena değil ama altı, ne bileyim olmadı. Nicholas Kirkwood tasarımı ayakkabıları kaç bin dolardır bilmiyorum ama onları da beğenmedim. Tek beğendiğim şey saçı, makyajı ve takıları oldu. Sanırım bu kadının en iyi bildiği şey saç ve makyaj. Ya da yüzü o kadar güzel ki ne makyaj yaparsa yapsın yakışıyor.

2011 CFDA AWARDS:



Siyah pencere detaylı tuvaleti Michael Kors imzalı. Elbiseyi sevdim. Özellikle altın rengi kemerin ön kısımda gizlenme şekli hoşuma gitti. Saç ve makyaj tabiki yine on numara. Ama ben o " dur kemerime uygun bilekliğim olsun " fikrini hala benimseyemediğimden bu görüntüyü de sevmedim. Sanırım  görüntüyü tek bozan o koca bileklik onun dışında her şey güzel.


2013 MADEMOISELLE C NEW YORK PREMIERE:




Öğrendiğim kadarıyla sekiz bin dolarlık bu tuvalet Dolce&Gabbana tasarımı.Sanırım bu yazıda en beğendiğim görüntüsü de bu oldu. Kesinlikle şunu söyleyebilirim ki başka biri olsa bu elbisenin üstüne aşırı bir topuz ve çok yoğun bir makyaj yapardı ama Miranda o kadar doğal gözüküyor ki. Sanki üstünde göğüs kısmı dantel detaylı bir elbise yokta beyaz bir tişört var.
Bu haline bayıldım!

2012 AACTA AWARDS:





Collette Dinnigan elbisesini çok beğendim. Bulgari clutch ve aksesuar seçimlerine de bayıldım. E o kadar görselden sonra saç makyajda hep beğendiğimi söylesem yeter heralde.
Özellikle tuvaletinin rengi ve gözleri sanki birbirine çok uymuş.
Bu görüntüsü de gözüme oldukça hoş geldi.





Benim Miranda Kerr'in Kırmızı Halı Seçimleri arasından sizlere göstermek istediklerim bunlardı. Peki siz Miranda'nın seçimleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

19 Eylül 2013 Perşembe

Emma Stone'un Kırmızı Halı Seçimleri

Merhabalar!
Yine bir Kırmızı Halı Seçimleri yazısı yazıyorum. Umarım bu yazı dizisini seviyorsunuzdur çünkü ben yazarken çok eğleniyorum.
Emma Stone hem güzel hem de başarılı bir aktrist. Haliyle insan Kırmızı Halı seçimlerinde de bu kadar başarılı mı diye merak ediyor. Sizi de kendimi de daha fazla meraklandırmadan yazıya başlayalım.

2012 OSCAR ÖDÜLLERİ:




Giambattista Valli Haute Couture tuvaletinin içinde oldukça çarpıcı görünüyor Stone. Kırmızı halı da kırmızı giymek zordur ama beyaz tenine kırmızının bu tonunu ben çok yakıştırdım.Nedense Nicole Kidman'ın tarzına ve zerafetine çok uygun bir tuvalet gibi geldi bana. Onu bir yana bırakacak olursak Emma Stone'da beğenmediğim tek nokta saçı sanırım. Bu kadar basit ve özensiz olmamalıydı.
Louis Vuitton clutchın hastası oldum diyebilirim. Görüntü oldukça zarif ve şık.

2012 GOLDEN GLOBE AWARDS:





Ben bu modeli hiç beğenmedim.Elbisenin rengi sanki kızı boğmuş. Lanvin marka mürdüm rengi derin v yaka dekolteli elbise nedense hiç bir açıdan gözüme güzel gözükmedi. Rengini değiştirsek diyorum yok olmuyor, beğenmedim maalesef.  
Cartier clutchı elbiseyle alakasız.Sanırım kartal detaylı kemeriyle uydurmaya çalışmış ama bana fazla alakasız geldi. Ay bilemiyorum makyajı saçı falan bile elle tutulur güzellikte değil. Bu halini hiç beğenmedim.

2012 SAG:




Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu görüntü ne kadar güzel olursan ol seçimlerin yüzünden rezil olabilirsin mesajını veriyor bana. Bu kızın bu kadar kabus bir hale bürünebileceğine asla inanamazdım ama olmuş.

Alexander McQueen elbisesini hiç sevmedim.Elbise de siyahta o kadar sert duruyor ki Emma'nın yumuşak görüntüsünde annesinin elbisesini giymiş kız çocuğu imajı yaratıyor. Yine
Alexander McQueen marka ayakkabılara bayıldım. Çok şık ve zarifler ama maalesef o çan formunda elbisenin altında fazla zarif duruyorlar. Ben bu görüntüsünü de hiç beğenmediğim için pek irdelemeyeceğim.

2011 BAFTA:



İki parça olan bu kıyafet açık mercan rengi tek omuzlu streç bir bluz ve uzun mercan rengi bir eteğin birleşiminden oluşuyor. Lanvin marka kıyafet sarı saçlarıyla çok hoş geldi gözüme ama bütün kırmızı halı fotoğraflarına baktığımda sanki fazla boğucu gözüküyordu.
Saçı ve makyajına bayıldım oldukça soft makyajını helenistik tarzda toplanmış saçlarıyla kombinlemiş. En çokta altın rengi bilekliğine bayıldım. Tüm görüntüsü de sanırım vasat olarak nitelendirilebilinir.

2012 VANİTY FAİR:



Chanel tercih etmiş güzel yıldız bu defa da. Elbiseyle ilgili fikrim net değil aslında.Ne yönde yorum yapsam bilemiyorum. Transparan  ve peplum detaylı elbiseyi çok orjinal buldum.Ama sanki bir olamamışlık var. Sanırım peplum kısmında çok fazla kumaş üst üste olduğu için bir anda 3 beden büyük basen gibi durmuş.Neyse ince eyelinerı ve yüzüğünü çok sevdim.

2011 VANİTY FAİR:



Güzelim kadının şu halini gördüm ya demekki gerçekten güzel de olsan yakışanı bilmek önemli. Allahım o saçlar nedir? Amerikan filmlerindeki uyuşturucu bağımlısı anne modeli. Chanel Haute Couture elbisesinin o arkadaki anlamsız kuyruğu hariç her şeyini beğendim. Üst kısımdaki renkler ve motifler diz üstünde biten yine desenli eteği falan hoş geldi ama dediğim gibi şu saçma kuyruk işi bozuyor.
Salvatore Ferragamo ayakkabıları sanki çok takım olmuş etekle. Ben daha çok lacivert ya da yeşil tonlarda ayakkabı görmek isterdim sanırım.

2011 GOLDEN GLOBE:



Galiba en çok bu haline bayıldım. Hem beyaz ten hem sarı saçlı birinin bu kadar açık renk bir tuvalet içinde bu kadar hoş görünebileceğini düşünmezdim.
Şeftali tonlarındaki Calvin Klein tuvaletinin zerafetine bayıldım. Sırt dekoltesine, başka hiç bir detayı olmamasına hasta oldum. Topuzu hafif makyajı her şeyi tamam.
Van Cleef & Arpels takıları da çok sade ve hoş. Ben bu görüntüsünü çok beğendim herhangi bir kusur bulamıyorum.

2011 DEAUVİLLE FİLM FESTİVALİ:




Öncelikle şunu söylemeliyim ki renkli gözlülere kızıl kahve tonlarda makyajı çok yakıştırıyorum hele ki saçları da Emma'nın ki gibi bakır tonlarındaysa çok hoş bir görüntü oluyor.
Roland Mouret tuvaleti bana nedense yaz akşamı dışarı çıkarken giyilebilecek bir elbiseyi andırdı. Öyle özel, tasarım bir parça gibi gelmedi.Evet güzel, Emma'da güzel taşımış ama sanki albenisi yok. Ben daha çok
Alexander McQueen clutchını beğendim. Yüksek topuklu, platformlu, bantlı ayakkabıları da
Giuseppe Zanotti.

Başka görsellerine de yer vermek isterdim ama ünlüler maalesef nefes almak yerine etkinliğe katılıyorlar. Maşallah 283092470 tane kırmızı halı görüntüleri oluyor.

Siz Emma Stone'un hangi görüntüsünü beğendiniz?

5 Eylül 2013 Perşembe

Jennifer Lopez'in Kırmızı Halı Seçimleri

Herkese merhaba Freida Pinto'yla başladığımız Kırmızı Halı Seçimleri yazısının ikincisiyle karşınızdayım.Bu defa da seveni çok olan Jennifer Lopez'in farklı farklı törenlerde,ödül gecelerinde vs tercih ettiği kıyafetleri inceleyeceğiz.

2011 GOLDEN GLOBE AWARDS:



Törene beyaz renkte ipek ve şifonların kullanıldığı kristallerle süslü Zuhair Murad tasarımı tuvaletle katılan Jlo melek gibi göründü bana.Çoğunlukla bu tarz törenlerde  seçimini fazla iddialı ve seksi kıyafetlerden yana kullanan Latin şarkıcı bu sefer zerafeti seçmiş anlaşılan. Swarovskilerle süslenmiş clutchı  Kiosque.

Saçının at kuyruğu güzel makyajını (özellikle eyelinerını) ortaya çıkarmış.At kuyruğunu da küçük kristal detaylı bir aksesuarla hareketlendirmiş.Bayıldım bu görüntüsüne.

2013 GRAMMY AWARDS:



Törene siyah tek kollu ve kasığa kadar derin yırtmaçlı Anthony Vaccarello tasarımı tuvaletle katılan Jlo'nun bu görüntüsünü ben pek sevmemiştim.Elbise yırtmacı olmasa ( fazla abartılı olduğundan gözüme kötü gözüktü) ve birazda üstüne oturan bir kesimi olsa hoş durabilirdi ama sanki çarşaf dolamış gibi. O minicik tepeden yumurta topuzu kafasını top gibi ortaya çıkarmış.Sadece Jimmy Choo çantasına bayıldım onun dışında maalesef bu görüntüsü vasattı.


2012 ACADEMY AWARDS:


84. Oscar Töreni'nde Zuhair Murad tasarımıyla karşımıza çıktı Lopez. Haifif makyajı, takılarının zarifliği çok hoşuma gitti.Tuvaletide kıvrımlı vücuduna çok yakıştırdım.Aslına bakarsanız klasik bir Jennifer Lopez görüntüsüyle katılmış bu defa da Oscar'a. Salvatore Ferragamo clutchının hastası oldum bu arada.

2011 BAFTA:



Los Angeles'ta düzenlenen törene yeşil, pencere detaylı ( cutout ) Emilio Pucci tasarımı elbisesiyle katılan Lopez, görüntüsünü altın rengi Lena Erziak tasarımı clutchıyla tamamlamış. Saçlarının volümü, makyajı her şeyine bayıldım. Sanırım tek sıkıntım iç çamaşırı kullanmadığı göğüslerinin alenen gözümüze girmesi.Onun dışında elbisenin rengi, modeli çok hoşuma gitti ve çokta yakışmış.


2013 MET GALA:



Evet kabul ediyorum pul işlemeli leopar deseni görüntülü tuvaleti çok fazla gözüküyor ama sizce de bu haliyle Latin şarkıcı hem çok seksi hem de çok modern bir görünümde değil mi? Michael Kors tuvaleti en başta biraz göz yorsa da sanırım bütüne bakınca hoşuma gitti.

Sırt penceresine bayıldım. Makyajına, saçına, aksesuarlarına bayıldım. Tamam leopar gözü fazla yoruyor ama bu da Jennifer Lopez :) Bir yerden abartmasa olmazdı.

2012 MET GALA:



Kimse bu kadına napıyorsun ablacım bu giyilir mi hiç dememiş mi? Tuvaletin rengine bayıldım.Aslında o çiçeklerden oluşan bolero olmasa tuvaletin kendisine de bayıldım. Tuvalet Gucci. 
Saçı, makyajı sıfır. Bu pembe tonuna dudağındaki kırmızının tonu hiç olmamış.Jennifer'ın bu görüntüsünde sadece bolerosuz tuvaleti ve clutchı hoşuma gitti.

2012 VANİTY FAİR OSCAR PARTY:


Yine Zuhair Murad tasarımı siyahımsı bordo derin v göğüs dekolteli bir tuvaletle karşımızda güzel yıldız. Omuzlardaki dik vatka detayları ve göğüs dekoltesi elbisenin rengiyle birleşince aşırı vamp bir görüntü oluşturmuş.
Ben bu elbiseyle biraz daha koyu bir makyaj isterdim. Makyajı yok denecek kadar soluk.Onun dışında bu görüntüyü Jennifer Lopez'e çok yakıştırdım.

2010 ACADEMY AWARDS:


O zamanın modası falan demek istiyorum ama yok arkadaş 2010'da elli sene önce değil ki birbirimizi kandırmayalım.Mahmutpaşa'dan metreyle perdelik kumaş alıp sarınmış gibi gözüküyor elbisenin içinde.

Giorgio Armani Privé olduğu için şu elbiseye güzel diyemeyeceğim kusura bakmayın. Yok bu hali hakikaten teyzesinin düğününde gelinlik giydirilmiş kız çocukları gibi.

2010 VANİTY FAİR:




Bitişte güzel bir hali olsun istedim. Maşallah yememiş içmemiş törenden törene koşmuş Jlo yıllar içinde. Aslında o kadar fazla koyabileceğim resim vardı ki ne siz dayanıp okurdunuz ne de benim yazmaya halim kalırdı.
Yine pencere detaylı (cut out) siyah Gucci tuvaletine bayıldım. Ferragamo clutchı görüntüsüne çok uymuş.
O normalde hiç beğenmeyeceğim küpeleri ve bilezikleri bile beni rahatsız etmedi. At kuyruğu oldukça zarif ve şık bir görüntü katmış, makyajıda dozunda. Eh ben bu görüntüsünü sevdim ne diyim.

Benim Jennifer Lopez'in kırmızı halı seçimlerimle ilgili söyleyeceklerimin bir kısmı bu kadar.Siz en çok hangi seçimini beğendiniz?
Kiosque
Kiosque