bitenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2016 Salı

Bitenler #6


Hello :)
Bitenler yazısı için özellikle Snapchat'ten istek gelince hemen yayınlamak istedim.

Dilerseniz önce kolayca biten duş ürünleriyle başlayalım.
Palmolive duş jellerini beğeniyorum. Yapıları, temizlemeleri ve kokuları şimdiye kadar bu düşüncemin aksinde olmadı. Son zamanlarda da Nane Keyfi ve Akdeniz Bitkileri çeşitlerini kullanıp bitirdim. İkisi arasından favorim elbette ki Nane Keyfi. Tekrar almayı düşünüyorum. Detaylı yazılarını burdan okuyabilirsiniz.

Seranem duş jeliyle ilgili yazıma da şurdan ulaşabilirsiniz. Bu ürünün kokusuyla ilgili hislerim nötr; ne bayıldım ne de nefret ettim ama köpürmesi ve temizlik hissi güzeldi.

Bu kategorinin son ürünü de Klorane markasına ait bebekler için hem şampuan hem duş jeli olarak kullanılan ürün. Bunu komşumuz bebeğinde kullandı ve çok memnun kaldı. Hatta şuan ikinci kutuyu kullanıyor. Bu ürünle ilgili daha detaylı fikirlerime de burdan ulaşabilirsiniz.
Revox'un At Kuyruğu Şampuanı saç dökülmemi biraz da olsa azalttı ama sanki saçımda biraz sertleşme oldu. Son zamanlarda eskisi kadar saçlarım dökülmediği için yakın gelecekte almayı düşünmüyorum ama bu sorunu tekrar yaşarsam alabilirim.
Prozinc markasının Summer Time Shampoo ürünü Yaz aylarında yıpranan saçlar için koruma özellikli bir şampuan. Özellikle saç uçlarımdaki çatallaşma ve sertleşmeyi düzelttiğini gözlemledim. Önümüzdeki Yaz tekrar alabilirim.
Lesoleil özünde saçı gün içinde çok havasız kalanlar için üretilmiş bir şampuan. Yani başörtüsü kullanıyorsanız veya işiniz gereği sürekli saçınızı kapatmanız gerekiyorsa, saçınız güneş görmüyorsa bu şampuan size göre. Açıkçası ben tam olarak saçımda bir fark gözlemleyemedim çünkü şampuanın hedeflediği kitle içinde değilim. 
Pantene'in Yıpranmış Saçlar İçin Saç Kremi bitti. Ben saç kremlerini azıcık kullandığım için çok uzun süre kullanabiliyorum. Pantene hem şampuan hem de krem konusunda başarılı bulduğum markalardan. O yüzden almaya devam edeceğim.
Avene'in köpük temizleyicisiyle aşk yaşadık resmen. Durup durup keşke seni tanımasaydım diyorum çünkü almak istiyor sonra da 10 liralık temizleyici neyine yetmiyor diyorum kendime. Tabi siz köpük temizleyici arıyorsanız kesin bir şans verin. Daha detaylı yorumlarım burada

Nivea'nın köpük temizleyicisi için pek aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Aslında şimdi farkettim ki bu iki ürünü peşpeşe kullanmam iyi olmuş. Nivea iyi hoşta baya çabuk bitiyor çünkü uygulama esnasında köpük hemen sönüyor. 2-3 pompa ürün bütün yüzüme yeter diyorum, yanağımdan alnıma geçerken hooop köpük bitiyor. Bereketsizdi ve eyeliner, göz kalemi gibi ürünleri pek iyi çıkarmıyordu.

İşte bir daha almam dediğim hatta yazısını bile yazmak istemediğim bir ürün daha. The Body Shop'un Seaweed toniğine bence boşuna para vermeyin. Hiç bir etkisini görmediğim gibi, su gibi bitti ve uygulamadan sonra sanki cildimde sabunlu bir şey varmış gibi bir his bıraktı.

Dermokil'in bu mini boy yüz temizleme jeli hoşuma gitti. Makyajımı güzel arındırdı ve cildimde irritasyon yaratmadı. 4-5 kere kullandım. Elimdeki temizleme ürünleri bitince tam boyunu deneyebilirim.

Clinique markasının bu temizleme jelinden hem burda hem de bir çok bitenler yazımda bahsettiğimden, kısaca güzeldi diyip geçiyorum.

Son temizleme ürünü de Himalaya diye bir markanın. Ben bunu Gratis'ten almıştım. Büyük boyunu almayı düşünmüyorum çünkü her ne kadar ferahlatıcı bir etkisi olsa da kıvamı jölemsi olduğundan yüze yaymakta zorlandım.
Temizlemesi fena değildi.
Satin Care traş jeli benim çok sevdiğim ve epilasyon işini jiletle yapanlar için çok kolaylık sağlayan bir ürün. Başka kokulu olanı var mı bilmiyorum ama ben lavanta kokusunu normalde sevmememe rağmen bunu çok sevdim.

Benri'nin bu kremlerinden nefret ediyorum. Açıkçası çilekli olanı da hiç sevmemiştim. Yapısı su gibi, kokuları yapay ve nem vermeleri çok az. Çok şükür bu coconut olan da bitti. Tekrar almam.

Blistex'in Medplus lip balmı benim çok sevdiğim tekrar tekrar aldığım ürünlerden. Uzun yazısını da  burdan okuyabilirsiniz.

Nivea Lip Butter nem açısından da koku ve yapı açısından da çok başarılıydı. Gramajı oldukça fazla olduğundan tekrar almak için elimdeki diğer lip balmları bitirmem lazım. Bu ürünü de blogumda yazmıştım. Burdan detaylı fikirlerimi de okuyabilirsiniz.


The Body Shop'un limonlu body butterını indirimden almıştım ve muhtemelen son kullanma tarihi yaklaşmıştı çünkü kutunun yarısına gelince kokusu ve yapısı bozuldu. O yüzden bitmeden atıyorum maalesef.
-Elidor'un bu saç açıcı spreyinin kokusu şahaneydi. Ancak kokuları dışında bence bu tarz ürünlerin hepsi aynı. Bunda da ekstra bir şey gözlemlemedim. Genelde saç açıcı sprey alacağım zaman hangisinin kokusu güzelse ya da hangisi indirimdeyse onu alıyorum.

Toni&Guy markasının Nourish serisinden olan bu maskeyi aslında çok severek kullandım ama bence fiyatı çok fazla. Kokusu, etkisi ne kadar güzel olsa da çok iyi bir indirimde bulmazsam almayı planlamıyorum.
İşte en sevdiğim bölüm!
Kozmetik bitirdikçe inanılmaz mutlu oluyorum. Bu sefer full ten ürünü var gördüğünüz gibi. 3 tane fondöten görünce şaşırmayın diye hemen açıklıyorum; çoğunlukla ten rengime tam uyan fondöten bulamadığımdan iki bazen üç ürünü karıştırarak kullanıyorum. Bu yüzden de hepsi aynı anda bitiyor :)

Loreal Lumi Magique benim en sevdiklerimden. Hatta bitmeden yenisini aldım. Aslında karma ve yağlı ciltlere çok uygun değil çünkü hafif ışıltılı bir bitişi var ama ben bayılıyorum. Almak isteyenler fikirlerime burdan ulaşabilir.

Rimmel London Match Perfection cildime kesinlikle çok sarı geldi. Yapısını sevsemde tonu yüzünden almayı düşünmem.

Loreal True Match cildimin çok yağlı olduğu dönemlerde en yakın arkadaşımdı ancak son zamanlarda kullandığımda cildim eskisi kadar yağlı olmadığından çok hoş durmadı. Bir süre almayacağım. Yazımı burdan okuyabilirsiniz.

Rimmel London Wake Me Up kapatıcıyı çok severek kullandım. Elimdeki kapatıcılar bitince yeniden alabilirim. Bu ürünün detaylı incelemesi için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu yazının son ürünü de yine Rimmel London'dan Stay Matte pudra oldu. Yanlışlıkla koyu renk aldığım için çok zor bitirdim ama genel olarak bu ürünü sevdiğimi biliyorsunuz. Yazı için buraya tık tık.

Herkese mutlu akşamlar..



24 Ekim 2015 Cumartesi

Bitenler #5



Selamlar, sevgiler!
Yazmayı en çok sevdiğim yazılardan biri olan "bu kadar çok şey alıyorum ama bakın bunları da bitiriyorum" mesajını verebildiğim bitenler yazılarımdan birini yazıyorum bugün.

Hazırsanız neler bitirmişim, memnun kalmış mıyım, tekrar alır mıyım yoksa aman aman benden uzak olsun mu isterim biraz bakalım.
Şu fotoğrafı çekerken de şuanda da amma da yıkanmışım diye düşünmekten kendimi alamadım :) 

Elidor'u bir kaç gün arkadaşımda kaldığımda almıştım. Koşa koşa gidip almam ama kötü de değildi.

Otacı aslında memnun kaldığım bir ürün oldu sadece saçlarım çok ince telli olduğundan bir çok üründe yaşadığım gibi bunda da ağırlaştırma sorunu yaşadım. Bu nedenle tekrar almam muhtemelen.

Revox kullandığım sürede iyi geldi saçlarıma ama düzenli olarak onu kullanmak gerekiyor. Yani etkisi kullandığınız sürece. Elimdeki şampuanlar bitince tekrar alıp serumuyla birlikte düzenli denemeyi düşünüyorum. 

Head&Shoulders inanılmaz güzel ferahlık veren mentollü bir şampuan. Kullandığımda pastırma sıcaklarını yaşıyorduk. Soğuk duşlarda şahane oldu valla. Yaz aylarında tekrar alabilirim. Temizlemesi başarılıydı. Tekrar almayı düşünebilirim.

Seranem'in şampuanı da bize Güzelliğimiz Annemizden etkinliğinde hediye edildi. Parabensiz ve bitkisel içerikli. Kullandığım dönem iyiydi ama küçük bir kutu olduğundan çok emin konuşamıyorum. Gerçek bir fikre sahip olmak için tekrar alıcam.
Koton'un Lolly isimli bu pembiş parfümü fiyatına göre hem çok kalıcı hem de güzel kokuyor. Şekerli koku sevenlere öneririm. Elimdeki parfümler azalınca alabilirim.

Çok deodorant insanı değilim genelde rollon seviyorum ama bir setle gelen bu Rexona deodorantı severek kullandım.

H&M'in vanilyalı vücut spreyini hiç sevemedim. Çok ağır kokuluydu ve inanılmaz zor bitirdim. Zaten artık yok ama olsa da almazdım.

Soft&Gentle'ın rollonu hafif hoş bir kokuya sahip ama biraz bereketsiz. Bir de ter kokusuna karşı süper bir koruma hissetmedim. Tekrar almayı pek düşünmüyorum.
Yaz araya girince güneş kremleri de bitti tabi. Bir kaç tanesini atmış annem. Ambre Solaire'in 20 koruma faktörlü güneş kremi her yaz kullandığım ürünlerden. Kendisinden çokta memnunum. Önümüzdeki yaz tekrar alabilirim.

Garnier'in nemlendiricisi ara ara kullandığım ince yapılı güzel bir ürün. Bir süre sonra yeniden alabilirim.

Nivea'nın Bebe Yağı'da vücut nemlendirme konusunda şahane! Tekrar alırım.
BBW'ün Sweet Pea duş jeli çiçeksi ve tatlı kokusu, yeterli köpürmesiyle hoşuma gitti. İndirimde yine denk gelirse alabilirim.

Gliss'in bu saç bakım köpüğünü hiç sevmedim. Saçlarımı sertleştirmekten başka bir şey yapmadı. Bunu her sürdüğümde saç uçlarım kupkuru çalı gibi durdu. Bir daha almayacağım.

Yves Rocher markasının Sebo Vegetal yüz temizleme jeli çok koyu göz makyajları dışında baya başarılıydı. Ferah kokusu ve az miktarda ürünün bile yeterli olması da hoşuma gitti. Ama yoğun kıvamı yüzünden durulamak biraz zordu. Elimde çok fazla temizleme ürünü olduğundan yakın zamanda almayı düşünmüyorum.
Cala markasının makyaj temizleme mendillerinin ıslaklığı çok başarılı. Temizlemesi de fena değil ama ben sadece makyajın kabasını almada kullanıyorum. Göz makyajı temizlerken fazla baskı oluyormuş gibi geliyor.

Isana sıvı sabunların refill olanını alıyorum artık. Hem fiyatı daha uygun hem de banyoda sabunluk varken niye plastik sabun şişesi dursun dimi ama? Kokusu da, yapısı da şahane tekrar tekrar alırım.

Garnier BB Kapatıcıyı hiç sevmedim. Resmen bitsin diye kendime eziyet ede ede kullandım. Küçücük olduğuna bakmayın bitene kadar bende bittim. Kapatıcılığı başarısız. Bendeki en açık renk ama bana bir tık koyu geldi. Tekrar almam.


Garnier'in altında muhtemelen göremediğiniz bir siyah kalem var. O da bir Sephora setten çıktı. Elimdeki siyah kalemleri azaltmaya çalışıyorum çünkü nadir kullanmama rağmen bir sürü siyah kalem olmuş evde. Renk vermesini hiç beğenmedim. Siyah değil de gri gibiydi. Zaten set ürünü olduğu için tekrar alamam.

Rossmann'dan aldığım kaş fırçası aslında çok işimi görüyordu ama fırça saptan ayrıldı :) Bu nedenle çöpe gidiyor ve yerine aynı marka olmasa da kesin yenisi alınacak.

Rebul İce kolonya bana erkek parfümlerini andıran kokusuyla çantamın ayrılmaz parçası olmuştu. Sık sık kasa yanlarında bu mini boyları alıp çantama atıyorum.

Clinique'in 3'lü deneme setinin toniğini ikinci kez bitirişim. Büyük boyunu inanılmaz  alkol koktuğu için almayacağım. Setle ilgili detaylı düşüncelerimi burdan okuyabilirsiniz.

Gülsha'nın gül suyunu ne kadar sevdiğimi inceleme yazısında zaten paylaşmıştım. Tekrar tekrar alacağım ürünlerden. Yazıyı okumak için tık tık


Eveet benim son günlerde bitirdiklerim bunlardı. Aralarından benimle aynı ya da zıt fikirde olduklarınız varsa ya da bitirdiğiniz ürünleri benimle paylaşmak isterseniz aşağıya yorum bırakmayı unutmayın :)














11 Ağustos 2015 Salı

Bitenler #4




Bu defa ki bitenler yazımda neler var neler yok öğrenmek istiyorsanız buyrun tek tek incelemeye başlayalım.
Aslında uzun zaman önce sıvı saç bakım ürünlerini kullanmaktan vazgeçmiştim. Ama aldığım bir setin içinden bu mor şişedeki Elidor'un ürünü çıkınca kullanmaya devam ettim. Kokusu çok hoş, saçlarımı taramadan önce uyguladığımda açılmasını da kolaylaştırdı. Ancak özellikle gidip almam zaten elimde bir iki tane daha firma gönderisi bu tarz ürünler mevcut.

Elidor'un Biotinli saç kremini de severek kullandım. Malum ombreden sonra saç uçlarım ekstra bakım istemeye başladı. Bende yıllar sonra saç kremiyle yeniden arkadaş oldum. Bunu çok sevmiştim ama şuan kullandığım Pantene'in kreminden daha memnun kaldığım için bunu özellikle staın alacağımı sanmıyorum.

Şampuan olarak şuan kremini hala kullandığım Pantene'in Yıpranmış Saçlar için olan ürününü kullandım. Bu markanın kokusu bana çocukluğumu hatırlatıyor. Saçıma ekstra bir iyiliği ya da kötülüğü olmadı. Tekrar alabilirim.

Watsons tarafından gönderilen Imperial Leather duş jelini çok sevdim. Köpürmesi, temizlemesi her şey süper. Tek sorun uygulamadan sonra ağzından bir süre ürün gelmeye devam ediyor kutu basınçlı olduğu için. Başka kokularını da alıp denemeyi düşünüyorum.

Palmolive'in yeni kokularından biri olan Akdeniz Bitkileri inanılmaz ferah bir ürün. Bana kokusu biraz ekşi geldi ama özellikle sıcak günlerde sanki ekstra ferahlık sağlıyormuş gibi hissettirdi.

Vücut peelingi olarakta Dirty Works'ün bu hindistan cevizli ürününü kullandım son zamanlarda. Kokusunu hiç sevemedim. Açıkçası pek yararını da görmedim. Tekrar satın almayı düşünmüyorum.
Instagramdan beni takip ediyorsanız Neutrogena'nın temizleyicisi için ne düşündüğümü zaten okumuşsunuzdur. İndirimde bulunca aldım çünkü önceleri kullanıp çok sevmiştim  ama bu defa
hayalkırıklığı yaşadım. Gözlerim her defasında kan çanağına dönüyor bunu kullanınca. Tekrar alma gibi bir niyetim yok.

Yine aynı markanın 2 fazlı göz makyaj temizleyicisi bence en koyu, çıkması en zor göz makyajlarını bile çıkarabilir. Sonrasında gözünüzün yağlı kalmasını dert etmiyorsanız tavsiye ederim. Ben arada bir alıp sadece yoğun göz makyajı yaptığımda kullanıyorum.

Bebak markasından gelen tonikle ilgili yazımı detaylıca okumak isteyenler burdan okuyabilirler. Nötr olduğum ürünlerden. İlerde alıp yeniden deneyebilirim ama şimdilik alacağımı sanmıyorum.

Garnier'in yine yeni ürünlerinden Saf&Temiz Neem Temizleme Jelini sevdim aslında ama durulanması bence çok zor. Yoğun bir ürün. Hele ki kazara çok kullanırsanız durulamak bir işkence. İndirimlerde falan tekrar alabilirim.


Bu kategorinin son ürünü de Moshos Garden'ın Clay Mask isimli kil maskesinin yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Ben çok sevdim. Özellikle indirimde yakaladığımda bol bol alabilirim.

H&M'in Body Butter'ını alırken ambalajına kanmıştım. İnce yapılı çok kuru ciltlerde işe yaramayacağını düşündüğüm bir ürün. Ben Yaz aylarında kullandığım için nemlendirmesinden memnun kaldım. Artık satılmıyor sanırım. Gerçi satılsaydı da tekrar almazdım.

BBW'ten aldığım True Blue serisinin göz rollonu özellikle uykusuz, yorgun günlerde çok işime yaradı. Biraz yapış yapış hissedebiliyorsunuz ama şişlikler için fena değildi.

Rexona'nın rollonu hakkında tek söyleyebileceğim çok bereketsiz oluşu. Rollon hakkında aşırı seçici değilim. Ne denk gelirse ( kokusuna bakıp ) onu alıyorum. O yüzden bunu da tekrar alabilirim.

Listerine Total Care Zero'yla aşk yaşadım. Hatta hemen gidip aldım yenisini. Eğer ağız bakım sularını ilk kez kullanacaksanız ya da benim gibi daha önce kullanıp ağzınız çok yandığı için kullanmayı bıraktıysanız buna bir şans verin.



Kozmetik açısından bereketli bir bitenler yazısı oldu bu çünkü bir sürü bitirmeye çabaladığım ürün bitti son zamanlarda.
Avon'un favori mascaralarımdan olan Spectra Lash mascarasının sanki biraz formülü değişmiş gibi geldi bana çünkü eskisi kadar verim alamadım. Ama yine de kullandığım bir çok mascaradan başarılı. Yazısını burdan okuyabilirsiniz.

Max Factor'ün Masterpiece Transform mascarası da fena değildi. Koşarak gidip yenisini almayacağım ancak indirimde tekrar kullanabilirim.

Rimmel London'In Scandaleyes serisinin bu keçe uçlu eyelinerını hiç sevmedim. 2-3 kullanımda renk vermemeye başladı. Ucunun kesimi de beni pek memnun etmedi.

Garnier'İn rollon kapatıcısı da bir çok kez alıp kullandığım ürünlerden. İnce yapısı, az kapatıcılığını seviyorum. İlerde yeniden alabilirim.
4 ruj şahane bir sonuç benim için ama uzun zamandır bitirmeye çalıştığım ve neredeyse bitmek üzere olan rujlardı. O yüzden pek zor olmadı diyebilirim.
İlk olarak Catherine Arley'in ne kadardır elimde olduğunu bilmediğim ama kokusu ve yapısı değişmediği için atamadığım kahve tonlarda 254 numaralı ruju var. Tekrar almayacağım hem rengi kendime pek yakıştırmıyorum hem de o kadar sevemedim.
Maybelline'in Peach Juice isimli pembe tonlardaki ruju da ışıltılı olması sebebiyle yeniden almayacağım ürünlerden.
Flormar'ın bordo ruju da ilk koyu renk rujum. Tee ne zaman almıştım. Anca bitti. Elimde bu tonda çok ürün var o yüzden yeniden almayacağım.
Clarins'in 05 numarası da yine simli bir ruj. Tekrar almayacağım çünkü en zor bitirdiğim ürün bu oldu ve bıktım :)

Vee karşınızda gurur tablom diyebileceğim Essence'in Quattro'larından 07 Over The Taupe ve         05 To Die For bitti!

Son günlere doğru özellikle koyu renklerin kenarında kalanlar parçalandı. Yani %100 ben bitirmedim. Gerçi bana göre o kadarı bile şahane bir başarı. İkisini de tekrar almayacağım.
İşte benim bitirdiklerim bunlardı. Sizin de bu aralar bitirmeye çalıştığınız ürünler var mı?

31 Mayıs 2015 Pazar

Bitenler #3




Yine bir sürü çer çöple dolu bir bitenler yazısı. Elimden geldiğince detaylı yazmaya çalışacağım çünkü ben bir ürün alacağım zaman en çok bu bitenler yazıları işime yarıyor.
1- Loreal'in bu makyaj temizleme yağını tekrar almayı düşünmüyorum. Ben suyla kullanılan ürünlerin daha iyi temizlediğine inanıyorum ve yüzümde yağ hissi tercihim değil. Ancak siz bu tarz ürünleri seviyorsanız, temizlemesi iyiydi. Sadece gözümde eyeliner varsa biraz kalıntı bırakıyordu o kadar.

2- Bebak markasının yüz temizleme jeliyle ilgili fikirlerimi detaylı olarak burdan okuyabilirsiniz.

3- Neutrogena'nın Visibly Clear temizleme jelinin kıvamını sevemedim. Temizlemesi de çok başarılı değildi. Yüzüme homojen bir şekilde dağılmadığından temizlemesinden memnun kalmadım.

4- Danielle Laroche markasının toniğini bir daha almayı düşünmüyorum. Birincisi pompasından ürün resmen fışkırıyor. Her kullanımda ürün ziyan oldu. İkincisi cildime iyi ya da kötü bir etkisini görmedim.

5- Garnier'in Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu'nu da severek kullanıyorum. İndirimde buldukça alıp depolayacağım ürünlerden ama şuan elimde iki şişe Bioderma olduğundan hemen almayacağım.

Normalde rollonları yazmıyorum ama arada fikir beyan etmek istediğimde eklemeye karar verdim.

6- Nivea'nın bu çiçek kokulu rollonu evet güzel kokuyor ancak bende kullanımdan 1-2 saat sonra inanılmaz bir kaşıntı yaptı. Muhtemelen bir daha almayacağım.

7- Rexona'nın Shower Clean Fresh rollonu da sıvı olanlardan. Çok çabuk bitti. Ne ara kullandım, nasıl bitti anlayamadım. Bir de kuruması çok uzun sürüyor. Çok zorda kalmadıkça bunu da almayı düşünmüyorum.

8- Kaç sene önce anneler günü hediyesi için Marks&Spencer'dan alışveriş yapmış, kazandığım hediye çekiyle de bir sürü krem almıştım. Bu krem de onlardan biri. Güya şeftali ve badem kokulu ama hiç kokusu falan yok. Özellikle koşa koşa alacağım bir krem olmadı ama yine hediye çeki vs. durumu olursa başka bir kokusunu alabilirim. Kolay emiliyor olması hoşuma gitti.

9- Sürekli çantamda duran bu mini Bebak el kremi daima aldığım ürünlerden. Hem nemlendirmesi güzel, hem de kokusu. Kasanın yanında gördükçe alıyorum.
10- Gliss'in Çok İşlem Görmüş Yıpranmış Saçlar için olan bu saç açıcı spreyini de nihayet bitirdim. Elimdeki bu açıcı sprey ürünler bitince takrar almayı düşünmüyorum. Yağlar benim daha çok işime yarıyor. Şayet saçlarınız gür ve dalgalı/kıvırcıksa bu tarz ürünleri önerebilirim.

11- Elseve Extraordinary Oil bayılarak kullandığım bir saç bakım ürünü ama bu kırmızı kapaklı olan boyalı saçlar için ve bunu hiç sevmedim. Sarı kapaklı olanı tekrar mutlaka alıcam. Favorim olanın detaylı yazısını burdan okuyabilirsiniz.

12- Avon'un Argan Yağı'da bitenlerim arasında. Onun da yazısını burdan okuyabilirsiniz. Daha bitmeden bir kutu daha aldım. Şuan onu kullanıyorum.

13- Clinique'in bu seyahat boyu 3 üründen oluşan setini burada anlatmıştım. Elimde bir set daha var. O da bitince tekrar almayacağım. 


14- Ginger&Co'nun banyo köpüğünü duş jeli olarak kullandım. Yapısı, kokusu ve temizlemesi şahaneydi. Elimdeki duş jelleri bitince yenisini alabilirim.

15- Bioblas'ın Yavaş Uzayan Saçlar için olan şampuanını severek kullandım. Onu bulamadığım bir alışverişimde bu Anti Stres olanı aldım. Saç dökülmesini engellemedi. Bir daha almayı düşünmüyorum.

16- Palmolive Body Butter Kahve Hazzı duş jelini severek kullandım. Kokusu muazzam. Yoğun kıvamlı olduğundan normal duş jellerine göre biraz zor durulanıyor ama yine de tekrar alabilirim.

17- Johnson's Baby Şampuanı fırça temizliğinde, bir iki kere de makyaj çıkarmada kullandım. Benim için aşırı bir özelliği yok. Herhangi bir bebe şampuanı da olur.

18- Femfresh markasının özel bölge deodorantını ne akla hizmet aldım bilmiyorum. Kesinlikle kimyasal içerikli ürünlerin iç çamaşırına ya da direkt cilde uygulanmasından yana değilim. Zaten ağzına kadar dolu ürün, muhtemelen 1-2 kere kullanılmıştır. Bir daha da alınmayacak.

19- Dalin'in çiçek kokulu kolonyasını çok sevdim. Bitene kadar çantamdaydı. Şuanda da Daisy olanı kullanıyorum. Bittikçe alacağım ürünlerden.

20- Rebul'un mini kolonyaları da küçük çantalar için ideal. Bu yaseminliydi. Şuan da mandalinalı olanı kullanıyorum.
21- Normalde hiç adetim değildir ama bu Siore isimli parfümü Gratis'te bilmem kaç liralık alışveriş yapanlara 10 tlye mi ne veriyorlardı öyle almıştım. Bir daha almam ama kokusu fena değildi.

22- Zara'nın parfümü çoğunlukla akşam ya da gece kullandığım yoğun ve kadınsı bir kokuydu. Tekrar tercih edebileceğim bir koku ancak hem bulamama ihtimalim var hem de elimde çok parfüm var.

23- Body Shop'un bu raspberryli parfümü inanılmaz tatlı meyveli kokusuyla ikinci şişeyi de bitirtti. Sanırım bu defa da olduğu gibi bir süre ara verip tekrar alabilirim bu kokuyu.

24- Max Factor'ün Masterpiece Max rimelini de bitenlere koyduk. Elimde mutlaka bir tane kahverengi rimel bulundururum. Bu da indirimde başka markalarda bulamayıp aldığım bir kahverengiydi. Ürünün yapısınında fırçasınında hastası olmadım. Bu nedenle tekrar almıycam.

25- Rimmel London'ın Wonder'Full mascarası, argan yağlı içeriği olan bir ürün. Benim adıma tam bir günlük mascara! Kirpiklerimi yek tek ayırdı ve ızattı. Günlük makyajlarında çoğunlukla bu görüntüyü aradığımdan memnun kaldım. Tekrar alabilirim.

26- Golden Rose'un Maxim Eyes rimeli de bir daha almayacağım ürünlerden oldu. Tek kattan fazla uygulamada kirpiklerimi birbirine yapıştırdı.


27- Doluyken çöpe giden ilk ürünüm Rival de Loop'un Lip Base isimli ruj bazı. Hem uygulaması zordu hem de kullanmadığım zamanlardakiyle bir fark olmadı. Rujun altında beyaz bir tabaka gibi durması da eksilerinden biriydi.

28- Essence'in Glossy Lipbalmını kaç project pane koydum bitsin diye hatırlayamıyorum. İnanılmaz akışkan olduğundan dudak kenarlarıma ve ağzımın içine akma yaptı. Nasıl bitirdim allah bilir. Bir daha da bedava verseler almam.

29- Eklips'in makyaj süngeri bu kategoride denediğim ilk üründü. Başlarda severek kullandım ama neyle yıkarsam yıkayayım ürünlerin lekeleri çıkmadı. Bir süre sonrada başlangıçtaki performansını yitirdi. Tekrar alacağımı sanmıyorum. Elimde başka markaların süngerleri var.

30- Garnier'in sivilceler için kapatıcı rollonu yarısında ama tarihi geçtiğinden atıyorum. Şahane bir etkisi yokmuş, bunu anlamış oldum. Zaten çok sivilcem yok tekrar almayacağım. 

31- Nyc'nin likit eyelinerı şahane! Şuan elimde bir tane daha var bittikçe alıcam. Tek sıkıntı kuyruk kısmında bozulmalar olabiliyor. O kadar da olsun :) 

32- Essence'in Stay All Day krem farı taşlaştı ve sürülemez halde. 4-5 kere anca kullanmışımdır. Yumuşatmaya çalıştım ama yine kısa sürede taşlaştı. Daha fazla uğraşmak istemiyorum.

33- The Body Sop'un raspberryli lip balmı yıllardır benimle. Hem kokusu bozulmuş hem de içindeki sim parçaları nemlendirmekten çok kurutuyor dudaklarımı. Acaba simli lip balm alırken ne düşünüyordum? Neyse ki bitmeye yakınken çöpe gidiyor sadece kenarlarda biraz kaldı.

34- Rimmel London Wake Me Up fondötene aşık olmasam da  sevdim. Tekrar alırım ama önce biraz fondöten çekmecemin boşalması lazım. Yazısını burdan okuyabilirsiniz.



35- Ardel'in 301 numaralı kirpiği de son zamanlarda bol bol katıldığım düğünlerden birinde kullanıldı. Ardel kirpikleri seviyorum, Gratis'te de sık sık indirime giriyor. Takma kirpik kullananlara duyrulur.

36- Lionesse'nin  takma kirpiklerini de severek kullandım. Genelde içlerinden çıkan yapıştırıcıyı kullanmıyorum. O yüzden iyi midir bi fikir beyan edemeyeceğim.

Son olarakta ojeler bitti. İlk iki oje ( bordo ve kırmızı olan ) sürekli aldığım, severek kullandığım ve bitirdiğim renkler. Flormar'ın cilasından da elimde bir şişe var ama bir daha almam diye düşünüyorum. Rimmel London'ın 3D Plumping Top Coat'u çok daha iyi. En sondaki de Gratis'lerde satılan NK markasının top coat ürünü bunu da çok sevdim ancak son gidişlerimde hiç bulamadım.

Eveet benim son zamanlarda bitirdiğim ürünlerim bunlardı. Keyifli pazarlar...

25 Ocak 2015 Pazar

Bitenler #2




Merhaba 2015'in ilk bitenlerini sizlerle paylaşacağım bugün. Sizlerde benim gibi ürün bitirdikçe mutlu oluyorsanız aşağıda bunu benimle yorum olarak paylaşın!

Şampuan olarak Watsons'ın denemem için gönderdiği Head&Shoulders şampuandan hiç memnun kalmadım. Tamam yumuşaklığı, temizlemesi güzel ama saçımı sönük ve yağlı gösteriyordu. Daha önce mentol ferahlığı gibi bir çeşidini deneyip çok sevmiştim ama bunu bir daha almam.

Diğeri ise Yves Rocher'den -bir dönem içeriği daha temiz şampuan ararken- aldığım Nutri Silky Treatment Shampoo. Bu hem saçımı kurutan hem de düz saçlı olmama rağmen saçlarımı tararken zorlandığım bir dönem yaşattı. O tarama esnasında avuç avuç dökülen saçlarımda cabası.Tekrar tercih etmeyeceğim.


Palmolive Body Butter duş jellerinden en çok Şeftali Büyüsü'nü beğendim. Kokusu hiç yapay değildi. Köpürmesi ve temizlemesi güzeldi. En çok hoşuma giden de verdiği hafif nemlendirme hissi. Tekrar alabilirim.

Double Up duş jeli de Watsons'larda bulabileceğiniz Ginger&Co markasının. Buna ben bayıldım üstüne annem de bayıldı. Çok güzel sanki turunçgil ya da limon içeren bir kokusu var ve minicik alınca inanılmaz köpürüyor. Kesinlikle, özellikle indirimlerde alabileceğim ürünlerden.

Migros'un Hawaii sıvı el sabunu da tropik kokusu ve sıvı sabunlara göre elden çabucak arınmasıyla sempatimi kazandı. Fiyatları da inanılmaz uygun. Sanırım sırayla diğer kokularına da şans vericem.
 Daniel Laroche markasının göz kremi bitti nihayet. Şimdiye kadar kullandığım en yüksek gramajlı göz kremiydi ve son haftalarda yavaştan bozulmaya başladığını hissettim. Benim için yapısı çok yoğundu o nedenle almayacağım.

Neutregena'nın yapsız nenlendiricisini Yaz aylarında tekrar alabilirim. Özellikle hafif ambalajı seyehatlarde kullanıma çok elverişli.

Rosense'in gülsuyuna yine bir süre ara veriyorum. İlerde tekrar alırım ama şimdilik tonik okarak denemek istediğim bir kaç marka var.

Garnier'in temizleme jeli hem göz makyajımı yeterince iyi temizlemiyor hem de mentollü içeriği nedeniyle yüzümü yakıyor. Tekrar almayacağım.

Rexona'nın bu minik rollonunu tekrar alabilirim. Gün içinde ya da spor çantamda taşımak oldukça pratik.

Nivea'nın sıvı deodorantı sanırım hiç vazgeçemeyeceğim ürünlerden. Verdiği ferahlık ve ekstra koruma yüzünden tekrar tekrar alıyorum.

Neutregena lip balm uzun zamandır elimdeydi. Hatta bir ara kaybedip tekrar buldum. Yeniden alır mıyım bilmiyorum ama sanırım başka ürünlerde devam edicem.

Hemen yanında Victoria's Secret'ın minicik bir parfüm testerı var. Onu da koydum çünkü ben bu kokuya bayıldım. Elimdeki parfümlerin 1-2 tanesi biter bitmez  bu kokuyu alıcam.

The Body Shop'un lip balmlarına eskiden aşıktım ve sadece onlardan alırdım. Hatta Türkiye'ye marka gelmeden bir kaç ay önce İtalya'dan karpuzlu lip balm almış ve biter diye azar azar kullanmıştım. Artık tedavi edici bir etkisini göremiyorum ve aromaları çok ağır geliyor. Elimde 1-2 tane daha var. Onları da bitiricem ancak tekrar almam.

Bana lip balm kullanma alışkanlığı kazandıran ve sevdiren ürün Blistex'in Medplus'ıdır. Bittikçe tekrar tekrar alacağım bir ürün. Mentollü, bazılarına göre ferahlık bazılarına göre yanma hissi veren bu ürünü severek kullandım.

Son olarakta Avon'un Color Trend serisinden niye ve ne zaman aldığımı hatırlamadığım bu ürünü resmen dudaklarıma mavi renk veriyordu. Yapış yapış hissi de cabası. Dibinde azıcık kalmıştı tarihini hatırlamadığımdan atıyorum.
Essence'in I Love Stage far bazı göz kapağının rengini dengelemek isteyenler için ideal bir ürün. Ben tekrar almayı planlamıyorum çünkü çok bej tonlu sanki farların rengini değiştiriyor gibi.

Rimmel London'ın azdan ortaya doğru kapatıcılığı olan Lasting Finish fondötenini bitirdim. Açıkçası çok aşık oldum diyemem. Hatta bende iyi ya da kötü pek bi izlenim yaratmadığından yazısını da yazmadım.Tekrar almam diye düşünüyorum.

Rimmel London'ın Bb Kremi hiç hoşuma gitmedi. Renginde bir grilik, küllülük var. Yüzümde pis bir görüntü varmış gibi geliyor. Tekrar almayacağım.


Sephora'nın bu rimeli seneler önce aldığım bir setin içinden çıkmıştı. Tam boyu satılıyor mu hiç bir fikrim yok ama satılsaydı da almazdım heralde. Pek bir etkisini göremedim.

The One markasının Volume Blast Mascara'sını aşkla kullandım. Başta gözümün tutmadığı ürünlere zaman geçtikçe aşık olma huyum bu üründe de kendini gösterdi. Fırçasını hiç bir şeye benzetememiştim ama bayıldım. Maalesef Oriflame bünyesinde olduğundan mağazalarda satılmıyor. Tekrar nasıl alıcam bilmiyorum.

Flormar'ın Eyebrow Fixator isimli şeffaf kaş mascarasını da bitirdim ve tekrar almayacağım. Sabitlemesini beğenmedim. Fırçanın küçük olması güzel ama fazla ürün geliyor falan filan.


Oje çekmecemde bir temziliğe gittim. İlk görseldekiler kullanmadığım için artk yer kaplamasınlar diye attıklarım. İkinci görseldekiler de bittiği için çöpe gidiyor.

Simli sarı, sedefli yeşil..
Ne akla hizmet bu renkler koleksiyonumda var hiç anlam veremiyorum.
Rimmel London'ın 3D Plumping Finishing Top Coat'undan çok memnunum. Şuanda da kullanıyorum zaten. 
Yanındaki minik şişe Alix Avien'in altın parçalı oje setindeki siyah oje. Tamamen bittiği için çöpe gidiyor. Seti tekrar almayacağım için bu ürünü de almıycam. Zaten normal bir siyah ojeden farkı yok.

 En baştaki Golden Rose ojede benim için olmazsa olmaz değil. Bitti ama çekmecemde bu tonlarda çok oje var. Özellikle gidip almayacağım.

Son zamanlarda ben bu ürünleri bitirdim. Siz içlerinden hangilerini denediniz?

Daha önce detaylı yazılarını yazdığım ürünlerin linklerini aşağıda bulabilirsiniz.
Sevgiler...









 

5 Aralık 2014 Cuma

Bitenler #1





Merhaba, blogumun ilk bitenler yazısına hoşgeldiniz. 
Bir süredir bitirdiğim ürünleri bu çantada biriktiriyordum.  Daha fazlalaşmadan sizlerle paylaşmak istedim. 
Hadi hemen başlayalım!






İlk olarak Bioblas'ın şampuanı var. Bu üründen daha fazla bahsetmeyeceğim çünkü bir çoğunuza gına geldi farkındayım.tekrar tekrar alacağım ürünlerden.
Avon'un saç bakım kremi tekrar alınmayacak. İnanılmaz zor bitirdim zaten.

Gratis'ten La Ligne'nin duş jelini almıitım. Çiçek kokulu duş jeli ne kadar kötü olabilir ki dedim ama bu sanki rezene ya da anason gibi bir şey kokuyordu. Hele ki duşta sıcakla birleşince zar zor bitirdiğim bir duş jeli oldu. Tekrar alınmayacak.

Bath&Body Works'ün True Spa duş jelini bu seri ilk çıktığında çok denemek istemiş daha sonra indirimden 7 tl'ye almıştım yanılmıyorsam. İyiki de 30 küsür lira vermemişim. Kokusu aham şaham değil, güzel köpürüyor ama benim için hiç bir şey o denli para vermemi sağlayacak kadar köpüremez. Burdan tekrar alınmayacağını anlıyoruz.
Bu kategorinin son ürünü de Watsons tarafından denemem için gönderilen I Love serisinin duş jeli. Daha önce de bundan bir şişe bitirmiştim. Şişenin yarısına kadar her şey yolunda fakat yarodan sonra koku biraz kimyasal gelmeye başlıyor. Aşık olmadım, nefrette etmedim. Tekrar bir indirimde vs. görürsem belki alabilirim ama başka aromasını denerim.






Garnier'in 2'si 1 arada temizleyicisi üzerine çok konuşabileceğim beni mest eden bir ürün olmadı. Kendisini güzel bir indirimde yazlığa giderken yanımda temizleyici yok diye almıştım. Tekrar almayı pek düşünmüyorum.

Essence'in Pureskin Micro Peeling'i bence lise çağlarındaki arkadaşlar için oldukça uygun (tabi ki sivilceli ciltler dışında). Ben cildimde çok bir etkisini göremediğim için tekrar alıp kullanmayı planlamıyorum. Bir de daha önce hiç bu kadar hızlı bir peeling bitirmemiştim. Sanırım biraz bereketsiz.


Yazısını buradan okuyabileceğiniz Pure Beauty'nin Antioxidant Temizleyicisini yazımda da belirttiğim gibi içindeki kırmızı partiküller gözlerimi yaktığı için bir daha almayı düşünmüyorum.

Bu karenin son ürünü de hayatım boyunca her tonikten sıkılışımda elimin gittiği gül sularından biri olan Rosense'in gülsuyu. Eminönü ya da Sirkeci olmalı tam hatırlayamıyorum ama internetten bakıp Rosense'in dükkanını bulabilir ve bütün ürünlerine böylece ulaşabilirsiniz.
Gülsuyunu özellikle 14-15 yaşlarında yeni tonik kullanmaya başlayacak arkadaşlara öneririm.






Down Under Naturals'ın Argan Yağlı vücut kremini ben çoğunlukla ellerim için çantamda taşıdım. Bence bir nemlendiriciye göre sıvı yapılı. Kokusu hoşuma gitti. Tekrar bu küçük boyunu alabilirim. Tedavi edici olmasa da nemlendirmesi güzeldi. Kış aylarında tercih etmeyi düşünmüyorum ama İlkbahar'da neden olmasın.

H&M'in kaş mascarası ambalaj dandikliğinin kurbanlarından. Fırça kısmı yamuldu ve tüpe tam oturmadığından dzgün kapanmamaya başladı son haftalarda. Haliyle ürün hava aldığı için yapısı değişti ve artık aramızdan ayrılıyor. Süper sabitlemiyordu. Kokusuz, yapış yapış olmayan, bir kaç saat kaşlarımı idare eden bir üründü o kadar. Şuan elimde çok fazla şeffaf kaş mascarası olduğundan almayacağım.



Ve tasarımıyla herkesi şaşırtan Avon'ın Mega Effects mascarası Instagram'da başladığım project panimdeydi. Nihayet bitti. Bu ürünle ilgili son fikrim: Eliniz ne kadar alışırsa alışsın pratik bir ürün değil. Az kirpiğiniz varsa risk daha az ama diğer türlü kesin bulaşma yapıyor. Tekrar tercih etmeyi hem pratik olmadığı için hem de şuan 10-12 tane mascaram olduğundan düşünmüyorum.







H&M'in aşk yaşadığım ve detaylı yazısını burdan okuyabileceğiniz scrubı bitti. Resmen yastayım. Elimde başka ürünler olduğu için hemen koşup almadım ama mutlaka bir H&M ziyaretimde alıcam çünkü bildiğiniz gibi bu tarz ürünler bir süre sonra raflardan kalkıyor ve bulamıyorsunuz. Kokusu şahane!

Rival de Loop'un C vitaminli nemlendiricisini bir indirimde satış danışmanının vaadleri üzerine alıp denemiştim. Hatta hatırlıyorum çokta komik bir fiyata almıştım. Açıkçası karma cilde uygun demesine rağmen bana biraz ağır geldi. Başka markaları denemek istediğimden tekrar almayı planlamıyorum.


Watsons'ın mentollü lip balmı benim için oldukça güzel bir üründü. Rujların altına ya da gün içinde tek başına kullandığımda nemlendirmesi yeterli geldi. Yanlız bunun tedavi etme özelliği yok. Öyle bir şey arıyorsanız Blistex'in MedPlus lip balmlarını öneririm. Bu ürünü tekrar almayı düşünüyorum ancak önce elimdeki stoğu eritmem lazım.









Avon'un lipglossu kaç yıldır elimde hiç bir fikrim yok. Sanırım 5-6 sene oldu. Doğal olarak kokusu da yapısı da kötüleşmiş direk çöpre gidiyor. Zaten yarısını kullanmışım.

Maybelline Color Sensational rujlarını ben sevemedim. Keçeli kalem gibi uçları var ve dudaktaki duruşu da resmen gazlı boyayı dudağıma sürmüşüm gibi. Bütün renkler böyle midir bilmiyorum ama çok çabuk bitmesi de tekrar almamam için yeterli bir sebep.

Essence'in xxxl shine lipglosslarından Nude Kiss rengi. Ucuz markalarda yapış yapış olmayan nadir glosslardan diyebilirim. Rengi de duruşu da güzeldi. Severek kullanıp bitirdim. Tekrar almayı düşünüyorum ancak hemen almıycam ki elimdeki glosslar en azından biraz azalsın.



The Body Shop'un lip balmı 10-11 aydır elimde maalesef aşırı şekerli bir tadı var ve sürünce hem tadı beni rahatsız ediyor hem de dudaklarımda beyaz duruyor. Ne zaman uygulasam (az sürdüğümde de durum aynı) mutlaka biri dudaklarına ne oldu diye soruyor. Kullanmak eğlenceden çok ızdırap olduğu için atyorum. Zar zor dibini gördüm :)







Rimmel London Stay Matte pudranın transparan rengi bitti. Daha doğrusu ortası baya açıldıktan sonra kenarları parçalandı. Ben de toz haline getirip presledim o şekilde bitirdim. Ambalajı çok kötü olmasına rağmen tekrar tekrar alıcam. Şuanda da bu pudranın yanlışlıkla aldığım bana bir ton koyu gelen rengini bitirmeye çalışıyorum.

Nyc Smooth Skin pudra da biten ürünlerim arasında. İşte anlamadığım şey bu! Nyc'Nin pudrası Rimmel London'dan çok daha ucuz hatta yarı fiyatında ama aynası var ve kapağı tam kapanıyor.
Bu pudradan ikinci bitirişim. Gün içinde ince yapısı nedeniyle tazelemem gerekiyor ama yine de alırım. Özellikle göz altlarımı sabitlemek için şahane. Çanta da taşımak için de Rimmel London'dan daha verimli (aynası ve ambalaj sağlamlığı açısından).

Garnier'in yağlı ciltler için olan bb kremi benim favori ten ürünlerimden artık biliyorsunuz. Yaz- Kış elim sürekli buna gidiyor. Severek kullanıp bitirdim. Bir tüp yedeğim var zaten. Şuan bitirmeye çalıştığım bb kremi bitirir bitirmez yedeğimi açıcam.






Kotex'in günlük pedleri tek tek paketlenmiş olduğundan çantada taşımak için oldukça pratik ve hijyenik ama ben bir daha tercih edeceğimi sanmıyorum çünkü çok ince ve dayanıksızlar.


Signal diş macunu hakkında diyecek bir şeyim yok aslında. Zaten bundan sonra diş macunlarını bitenlerimde görmeyeceksiniz. Bence hiç bir markanın birbirinden farkı yok.

Şelale aseton genelde pek tercih ettiğim ürünlerden değil çünkü ne zaman bu markayı kullanarak ojelerimi çıkarsam tırnak etlerim bembeyaz ve kupkuru oluyor. Watsons ve Gratis'İn indirim döneminde asetonum bitince Parmex bulamadığım için bunu almak zorunda kalmıştım. Böyle bir zorunluluk olmazsa bir daha almam.


Lady Speed Stick Gel olanı ilk kez denedim ve mum yapılı olanı daha çok sevdiğime karar verdim. Bunun kurumasını beklemek çok uzun geldi bana. Hele ki Kış aylarında soğukta onu beklemek hoş olmuyor. Bu biter bitmez koşup mum yapılı olanı aldım onu kullanıyorum.

C.D markasının J'adore parfümü yaklaşık 3-4 şişe kullandığım kim yurtdışına giderse hediye olarak bana bunu getirdiği için artık sıkıldığım bir koku. Yakında parfümlerim yazısı yazacağım için çok detaya girmiyorum.




Çok enteresan bir durum olmadıkça bundan sonra bitenler yazılarımda pamukları da göremeyeceksiniz. O nedenle bir kereliğe mahsus bahsedeyim dedim.

Rossmann'larda satılan Lilibe'nin hidrofil pamukları gayet iyiydi. Zaten ben hidrofil pamuğu sadece oje çıkarırken kullanıyorum.

Benri'nin peeling etkili disk pamuklarından nefret ettim. Bir daha asla almam. Bu kadar saçma bir ürün daha görmedim. Bitirmek için peelingli olmayan yüzeyle tonik uyguladım.

Fresh'n Soft'un ıslak mendilleri hem kokusu hem de boyutu olarak gayet güzel. Çantamın vazgeçilmezlerinden oldu bile.

Makyaj yaparken ellerimi çok kullandığımdan ıslak mendiller mutlaka masamda duruyor. Bakmayın Migros'un  ıslak mendillerinin kapaksız oluşuna, yapışkanı gayet dayanıklı. Hem kokusu hem mendil boyutu hem de miktarı oldukça yeterli geliyor bana.



Benim ilk bitenler yazım ve son zamanlarda bitirdiğim ürünler bunlardı. Peki sizin bu ürünlerle ilgili söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? Varsa aşağıya yorum bırakmayı unutmayın!


* Hala katılmadıysanız 3 Ocak 2015'te bitecek olan çekilişimin yazısına burdan ulaşabilirsiniz.