okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2013 Pazar

Eylül'de Neler Oldu?


Merhaba herkese, bu ay bol bol düğün-nişan etkinliklerine katıldım. Yüksek lisansım konusunda gelişmeler oldu yani yine dolu dolu bir ay geçirdim. 

Neler olduğunu sizlere anlatmak için sabırsızlanıyorum.

Öncelikle Beykent Üniversite'si - ki bildiğiniz üzere lisans eğitimimi de orda tamamladım - yüksek lisans mülakatının sonuçlarını açıkladı veee  kazandım!!
Eylül benim için güzel başladı yani.

Bu güzelliğin üstüne üç günlüğüne tekrar Sapanca'ya gittik arkadaşlarımla. Bu defa size yazlıktaki fotoğrafları gösteremeyeceğim çünkü o sakinlik ve eğlence arasında fotoğraf çekmedim. Bende yoldaki garip manzaraları paylaşmak istedim.



Yazlıktan döndüğümde beni şahane bir süpriz bekliyordu. Youtube'dan tanıdığınız SeV OnU bana çok güzel bir hediye göndermiş ben yazlıkta olduğum için biraz geç görmüş oldum. Kendisinin kanalına buradan ulaşabilirsiniz.
Son videolarımda Maybelline neden Türkiye 'ye mürdüm rengi Color Tattoo'larından yollamıyor diye çok söylenince bana hediye olarak göndermek istediğini söylemişti. Sağolsun yanında şahane desenlerde kullanmaya kıyamadığım yara bantları ve stickerlar yollamış. Farı bayılarak kullanıyorum Sevdacığım tekrar tekrar çok teşekkür ederim:)




Tabi ki Eylül'de de alışveriş çılgınlığım durmadı. Aslında bu ay yaptığım alışverişler zevkten çok zorunluluk gibiydi çünkü hayatımda katılmadığım kadar sık aralıklarla katılmam gereken organizasyonlar vardı.




İlk olarak üniversiteden arkadaşım Dilek'le Serkan'ın Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde ki nikahına katıldım. Hatta o günkü makyajımı blogdaki ilk FOTD postumda paylaşmıştım. Şayet okumadıysanız buradan okuyabilirsiniz.
Hava sabah saatlerinde yağmurlu olmasına rağmen şanslarına nikah saatinde günlük güneşlikti. Onlara tekrar bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.
Burdan Dileğin kuzeni Cansu'ya da (kendisi videolarımı beğenerek takip ettiğini söylemişti o gün, umarım burdan da okuyordur) çok teşekkür ediyorum. Beni çok mutlu etti.

Dilek ve Serkan'ı  Antalya'ya balayına uğurlarken gelelim diğer evlenen arkadaşıma; yani Elif'e ..




Elif'in ailesi Konya'da yaşadığı için gelinlik provalarından birinde annem ve ben de vardık. İnstagram'da da bu fotoğrafı paylaştığımda çok beğeneni olmuştu. Bağdat Caddesi Pronovias'ta prova günü hepimiz çok heyecanlıydık. Gelinliğin son düzeltmeleri yapıldı. Örnek olarak bir iki taç baktık.
Sonrasında da Elif'in yeni evine gittik tadilatın gidişatına bakmak ve bir iki eşya için ölçü almaya.
Ordan da tabi ki ev dekorasyonunda vazgeçilmez adres olan İkea'ya gittik. Bunlarla ilgili görsel elimde maalesef yok çünkü bol koşturmacalı bir gün olduğundan hiç aklıma gelmedi.

Bu arada hem Elif'in düğünü için hem de kuzenimin nişanında giymek için deli gibi elbise arayıp durdum. Kaç gün gezdim ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Nerdeyse İstanbul Avrupa Yakası'nda ki bütün alışveriş merkezlerini gezdim.

Günlerim bu kadar koşturma içinde geçerken mükellef kahvaltılara pek vaktim olmadı tabi. Gerçi beni artık az çok tanıdığınızdan kahvaltı adetim olmadığını da bir çoğunuz biliyorsunuzdur. Çoğunlukla Starbucks'ta kahve eşliğinde küçük bir şeyler atıştırdım. Evdeysem de soğuyan havalar sağolsun çorbaya dadandım.

Bu arada bu ay yaklaşık 4 kilo verdim ve inanın deli gibi çikolata vs yedim. Sadece akşam yemeklerini kestim ve çılgınlar gibi su içtim. İnsanların bir bildiği varmışta yıllardır böyle konuşuyorlarmış. Mutlaka deneyin işe yarıyor.



Çok şükür kendime bir elbise buldum ve bir diğer büyük gün daha geldi çattı. Kavacık Fevzikeyf Restaurant'ta çok güzel bir kır düğünüyle Elif'le Alpay evlendi.
Çok samimi, eğlenceli bir düğündü. Özellikle pastalarının şahane olduğunu belirtmezsem ayıp etmiş olurum.
İkisine de ömür boyu mutluluklar diliyorum tekrar tekrar.



Bu düğünü de atlatınca geriye kaldı bir adet nişan. Bu aile olayı olduğundan tabi ki heyecan iki katına çıktı.
Aslında kuaförde saç,manikür vs yapılırken ki fotoğrafları da koymak isterdim ama mazallah Tuğçe beni öldürür diye korktum.

Şimdi bu yazının benim için en eğlenceli kısmına geliyorum. Tuğçe'nin nişan makyajını AquaFlorya Mac'te yaptırdık. Bunun detaylı yazısı tabiki ilerleyen günlerde blogumda olacak. Ama bir ön gösterim olarak bu dört kareyi paylaşmak istedim.


Ben makyaja bayıldım. Gözlerin ön planda olduğu; saçıyla ve elbisesiyle çok uyumlu bir makyaj oldu. Asuman Hanım'a bir kez daha ilgisi ve güleryüzlülüğü için teşekkür ediyoruz.



Biz bütün bu kuaför, makyaj vs. işleriyle uğraşırken tabiki evde hazırlıklar deli gibi devam etmiş. Yüzüklerin koyulacağı tepsi günler öncesinden alınmıştı. Ben de yüzükleri hazırladım. Tuğçe elbisesini de giyince geceye hazır hale geldi. Damadımızın elindeki kocaman gül buketiyle içeri girişini göstermezsem çatlardım.
Bir de sofra tabi ki. O kadar çok insanın emeği var ki bu sofrada tek tek sayamayacağım. Sadece her şey çok güzel olmuştu ve tıka basa doydum desem yeterli olur sanırım.





Sade ve çok mu çok lezzetli pastayla birlikte şampanya servisi yapıldı ve o kadar genç bir araya gelmişken kadeh tokuşturmalı poz vermesek tabi ki geri kalırdık.
 Böylece Tuğçe'yle Emre'de nişanlanmış oldu.

Çok eğlenceli, bol koşturmalı bir gece oldu. Eve geldiğimde makyajımı bile çıkarmaya halim yoktu ama tabiki çıkardım :)

Bu ay bir de severek dinlediğim Pink Martini konserine gittim. Hayatımda bir konserde bu kadar eğlenmemiştim. Çok hareketli bir gece geçirdik ve müziğe doyduk.



Sanırım Eylül ayımı bu şekilde özetleyebiliriz. Bunlar dışında bolca dizi izledim. Aslında yıllar önce yayınlanan bir diziye yeni başladım: Ally McBeal.
Benim için Sonbahar böyle başladı. Peki siz Eylül'de neler yaptınız?
*Herkese mutlu bayramlar

10 Eylül 2013 Salı

Ağustos'ta Neler Oldu?

Merhaba,
Ağustos ayı aslında; sakin, evde oturup bol bol dinleneceğim, kitap okuyup, blog yazacağım ve çokça video çekebileceğimi düşündüğüm bir ay olur diye düşünüyordum ama kesinlikle öyle olmadı.
Yine hareketli, bir sürü şeyi yetiştirmeye çalıştığım günler birbirini kovaladı.

İlk hafta sanırım en rahat olduğum zamandı. Bol bol kitap okudum, dizilerimin izleyemediğim bölümlerini  izledim. Hatta dizi bulamayıp 13 sezonluk CSI Las Vegas'a başladım.Şuan 4.sezona geçmiş  bulunmaktayım.


Bu arada maalesef herkese uğrayan yaz gribi bana da uğradı. Bol bol ıhlamur, nane limon tükettim koca kupalarla bu sıcakta.




Hastalığım bitince bir yazlığa gidelim dedik. Bu yaz benim ilk ve son tatilim olacaktı Sapanca. Toplaşıp gittik. Gerçekten çok eğlendiğim bol bol dinlenip, güldüğüm bir tatil oldu. Bir hafta boyunca internetsiz medeniyetten uzak inzivaya çekildik resmen. Havuza girip ezine peyniri kıvamındaki ten rengimi az da olsa güneşe göstermeye çalıştım.






E tabiki yazlığa gidip mangal yapmadan dönülmezdi. Ayıptır söylemesi öküz gibi de yedim. Rejim mejim hak getire tabi, neyse pişman değilim. Hayat boyu yeme içme ortamlarında keyifle yiyip içerken bir kızın "ayy ben rejimdeyiiim" demesine uyuz olmuşumdur o yüzden rejimde olsam da o tarz kısıtlamalardan kaçınıyorum. 

Bol bol kitap okudum havuz kenarında tabi. İnternette olmayınca ( daha doğrusu sitenin wirelessı sadece sosyal tesiste çektiğinden) kitap okumaya bol bol vakit oldu. Elli Ton üçlemesini bitirdim. Evet görseldeki ilk kitap ama o benim kitabım değil:)



Bildiğiniz gibi yüksek lisans yapmak için iki okula başvurmuştum. Birinin mülakatı Ağustos'taydı. O kadar saat beklemenin sonucunda saçma sapan bir iki soru sordular ve iki üç gün önce de giremediğimiz açıklandı. Okulun adını vermek istemediğim için görsel koyamıyorum bununla ilgili.


Yüksek lisansım hüsran olunca ben de kendi okulumunkine girmeye çalışıcam artık napalım deyip kendimi bir süre alışverişe verdim.



Malum yeni sezon ürünleri raflarda yerlerini almaya başladı. Marmara Forum'u ve Bakırköy'ü her haftasonu olduğu gibi yine annemle alt üst ettik. Eylül ayında en yakın iki arkadaşımın düğünü olunca deli gibi kıyafet aradım. E tabi günlük bir şeyler de bakmadım dersem yalan olur. H&M'deki bootielere bayıldım.İki rengi arasında karar veremeyince almadan önce sizlere danışmak istedim.
 Sizlere de bu sezon bootie almanızı öneririm.Skinnylerle, taytlarla, boyfriend jeanlerle, uzun elbiselerle oldukça şık görünüyorlar.


Düğünler için henüz bir şeyler bulamasamda her alışverişe çıkışımda üç beş poşetle döndüm.Kışa kolay hazırlanılmıyor:)




E tabiki mezun oldum demekle olmuyor, diploma almakta lazım.Ben de okulun yolunu tuttum. Sadece bizim okulda mı böyle bilmiyorum ama diplomaların 1 sene sonra verildiğini onun yerine geçici mezuniyet belgesi verileceğini öğrendik. Neyse onu alalım bari diye 4 saat bekledik Dilek'le. Sonuç olarak o aldı ama ben o gün alamadım belgemi. Kafayı yedim, 10 dakkada depresyona girdim " ben mezun olamadımmmm, yapamadaaımm " diye, ortaya da yukarıdaki kareler çıktı.



Hiç bir işi zamanında yapamayan okulumun öğrenci işlerine küfürler saydırırken ( e hak ediyorlar ama bazen) annem " hadi Erikli'ye gidelim bir kaç gün" dedi.
 Amcamla yengem geçen yıl Keşan-Erikli'den yazlık aldılar ve annem geçen yıl bir hafta orada kaldığından beri anlata anlata bitiremedi.
E dedim yapacak işim yok. Değişiklik olur, hem bu seneki ikinci süpriz tatilimi yaparım. Gidiş- dönüş yolculuğumuz resmen iğrençti. Metro Turizm'in hizmet politikasını tebrik ediyorum hayatımda bu kadar kötü muamele yaşamadım. Ama bütün bunlara rağmen tatil çok güzeldi.
Mutlaka gitmenizi öneririm.Denizi, havası, huzuru, sakinliği şahane. Benki hareketli yerleri severim, resmen huzur doldum 3 gün boyunca.Çok fazla fotoğraf çekmek aklıma gelmedi. İnternet tabiki yine yoktu ama hiç aramadım.
Sapanca'da birazcık yandığım için ( yarım tondan bile az ) Erikli'de güneş yağı kullandım.Hepinize Ambre Solaire'in güneş yağını öneririm. Evet vıcık vıcık ama güneş bronzlaştırıyor.
Alttaki balığın hikayesi de amcam şafak vakti denize girerken bir grup genç zıpkınla avlanıyormuş, bu balığı da çok lezzetli oluyor diye amcama vermişler. Adını söyledi ama unuttum. Pişirmelerine de gönlüm el vermedi.




E tabiki her tatilin bir sonu var. Nihayet İstanbul'a döndüğümde hiç bir şehrin beni İstanbul kadar mutlu edemeyeceğini anladım. Ağustos'un son günlerinde artık geçici mezuniyet belgemi almayı kafama koyup okula tekrar gittim.
Yine 152793 saat uğraş sonucu soldaki kağıdı elime tutuşturup dört yıl boyunca tanışmadığım bir sürü insana imzalatmamı istediler. Yılmadım onu da yaptım. Sonuç olarak mezuniyet belgemi ve üniversiteye kayıt yaptırırken verdiğim lise diplomamı aldım.

Bunlar dışında bir sürü blog yazısı okudum, elimden geldiğince kendi bloguma yazı yazmaya çalıştım. Yeni ürünler aldım ki yakında bir video çekebilirsem hepsini göreceksiniz, Youtuberları takip ettim. Vakit bulduğum an çekmem gereken videoların bir listesini çıkardım.

Benim Ağustos ayım böyle geçti. Kanalımı videosuz bıraktığım için sizlerden tekrar tekrar özür diliyorum. En kısa zamanda sık sık video yükleyerek bu yokluğumu telafi edicem.

Sizin Ağustos'unuz nasıl geçti?